Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/8246 K.2018/12008
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hakaret ve kasten yaralama suçlarından mahkum edilip verilen karara ilişkin temyiz başvurusuyla ilgilidir. Mahkeme, kasten yaralama kararını temyiz edilemez bulunurken, hakaret kararının içerik ve uygulama hatalarını düzeltmek amacıyla kararını bozup yeniden hüküm kurma yönünde karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği, suç tarihine göre;
1- Kasten yaralama suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ...'ün tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Hakaret suçundan verilen hükmün temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Hakaret suçundan temel cezanın doğrudan TCK’nın 125/3-a maddesi gereğince tayini yerine aynı Kanun’un 125/1. maddesi ile belirlenip daha sonra artırılması,
b) Katılanların müdür yardımcısı ve öğretmen olarak görev yaptıkları okulun öğrencileri üzerine gözetim ve denetim yükümlülüğü bulunmaktadır. Sanığın oğlunun kolundan yaralandığı haberi üzerine okula gittiği, oğlunun sağlık ocağına götürülmemesine ve ambulans çağrılmamasına sinirlendiği için söylendiğini kabul ettiği, tanık Mehmet, müşteki Hülya ve katılan ...'nın beyanlarının da bu yönde olması karşısında, olayın çıkış nedeniyle gelişmesi üzerinde durulup, TCK’nın 129. maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c) TCK'nın 61/8. maddesi hükmüne aykırı olarak, aynı Kanunun 125/3-a maddesi uyarınca tercih edilen adli para cezası yıl olarak belirlenip artırım ve indirimler ay üzerinden yapılarak sonuç adli para cezasının eksik belirlenmesi,
d) TCK'nın 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, suçun okulun neresinde gerçekleştirildiği tespit edilip, aleniyet ögesinin oluşup oluşmadığının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği, suç tarihine göre;
1- Kasten yaralama suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ...'ün tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Hakaret suçundan verilen hükmün temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Hakaret suçundan temel cezanın doğrudan TCK’nın 125/3-a maddesi gereğince tayini yerine aynı Kanun’un 125/1. maddesi ile belirlenip daha sonra artırılması,
b) Katılanların müdür yardımcısı ve öğretmen olarak görev yaptıkları okulun öğrencileri üzerine gözetim ve denetim yükümlülüğü bulunmaktadır. Sanığın oğlunun kolundan yaralandığı haberi üzerine okula gittiği, oğlunun sağlık ocağına götürülmemesine ve ambulans çağrılmamasına sinirlendiği için söylendiğini kabul ettiği, tanık Mehmet, müşteki Hülya ve katılan ...'nın beyanlarının da bu yönde olması karşısında, olayın çıkış nedeniyle gelişmesi üzerinde durulup, TCK’nın 129. maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
c) TCK'nın 61/8. maddesi hükmüne aykırı olarak, aynı Kanunun 125/3-a maddesi uyarınca tercih edilen adli para cezası yıl olarak belirlenip artırım ve indirimler ay üzerinden yapılarak sonuç adli para cezasının eksik belirlenmesi,
d) TCK'nın 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, suçun okulun neresinde gerçekleştirildiği tespit edilip, aleniyet ögesinin oluşup oluşmadığının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.