Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/7659 K.2018/11005
Özet: Gereği yapılmayan görev için direnme ve hakaret suçlarından mahkum eden Asliye Ceza Mahkemesi kararının süresi ve şekli gerekçeli gösterilmemesi nedeniyle “bozma” işlemine karar verildi, dosya esas mahkemeye gönderildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri gereğince, kararda, başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, hükmün açıklanmasına neden olan ve denetim süresinde işlenen ikinci suça ilişkin mahkumiyet ilamının kanun yolu başvuru yollarının gösterildiği kısmında, ilgili karar temyizi kabil olmasına karşın, kararın kesin nitelikte olduğunun belirtilmesi suretiyle sanıkta oluşturulan yanılgının, Mahkemece giderilip giderilmediği ve dolayısıyla ilgili mahkumiyet hükmünün, usulünce kesinleştirilip kesinleştirilmediği araştırılarak, sonucuna göre hükmün açıklanması hususunda bir karar verilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/07/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri gereğince, kararda, başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, hükmün açıklanmasına neden olan ve denetim süresinde işlenen ikinci suça ilişkin mahkumiyet ilamının kanun yolu başvuru yollarının gösterildiği kısmında, ilgili karar temyizi kabil olmasına karşın, kararın kesin nitelikte olduğunun belirtilmesi suretiyle sanıkta oluşturulan yanılgının, Mahkemece giderilip giderilmediği ve dolayısıyla ilgili mahkumiyet hükmünün, usulünce kesinleştirilip kesinleştirilmediği araştırılarak, sonucuna göre hükmün açıklanması hususunda bir karar verilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/07/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.