Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/3586 K.2016/11315
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca hakaret suçundan cezalandırılmasına ilişkin iddianame eksikliği nedeniyle mahkemenin kararının kanun yararına bozulması talebine dayanıyordu. Mahkeme, 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13/11/2015 tarihli kararını Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın isteğiyle kanun yararına bozdu ve ilgili işlemleri mahkemeye yöneltti.
KARAR
Hakaret suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 62 ve 52/2-3. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2015 tarihli ve.... esas, .... sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.02.2016 tarih ve 71360 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında “Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesi gereğince, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği cihetle .... hakkında hakaret suçundan cezalandırılma talebini içerir iddianame bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
CMK'nın 225. maddesindeki; "Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir" şeklindeki düzenleme gereğince de, hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir.
İddianamede anlatılan olayın dışında bir fail ve fiilin yargılanması söz konusu olduğunda ise, suç duyurusunda bulunulması ve iddianame ile dava açılması halinde de gerekli görüldüğünde her iki iddianame ile açılan davaların birleştirilmesi yoluna gidebilecektir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16.04.2013 gün, 2012/6-1307 esas, 2013/151 sayılı kararında da açıklandığı üzere, iddianamedeki olayın anlatım biçimi ve uygulanması istenen yasa maddelerine göre; sanık .... hakkında, hakaret suçundan 5271 sayılı CMK'nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi, iddianame de düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında; hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden dava konusu dışına çıkılarak 5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
Sonuç ve Karar:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
Sanıklar ....'ın hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin, .... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2015 tarih ve 2015/132 esas, 2015/762 sayılı kararının, CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 25.05.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Hakaret suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 62 ve 52/2-3. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2015 tarihli ve.... esas, .... sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.02.2016 tarih ve 71360 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında “Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225/1. maddesi gereğince, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği cihetle .... hakkında hakaret suçundan cezalandırılma talebini içerir iddianame bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
CMK'nın 225. maddesindeki; "Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir" şeklindeki düzenleme gereğince de, hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir.
İddianamede anlatılan olayın dışında bir fail ve fiilin yargılanması söz konusu olduğunda ise, suç duyurusunda bulunulması ve iddianame ile dava açılması halinde de gerekli görüldüğünde her iki iddianame ile açılan davaların birleştirilmesi yoluna gidebilecektir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16.04.2013 gün, 2012/6-1307 esas, 2013/151 sayılı kararında da açıklandığı üzere, iddianamedeki olayın anlatım biçimi ve uygulanması istenen yasa maddelerine göre; sanık .... hakkında, hakaret suçundan 5271 sayılı CMK'nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi, iddianame de düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında; hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden dava konusu dışına çıkılarak 5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
Sonuç ve Karar:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
Sanıklar ....'ın hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin, .... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2015 tarih ve 2015/132 esas, 2015/762 sayılı kararının, CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 25.05.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.