Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2016/2539 K.2018/393
Özet: (1) Mahkeme, sanığın 22/09/2014 ifadesiyle ilgili mesaj gönderme eylemlerinin, 02/06/2014’te açılan başkandaki tek suç kapsamında değerlendirilebileceğini ve tecritire dayalı hapis cezasının kanun değişikliğiyle uzlaştırma kapsamına alınmış olmasından dolayı uyarlama yapılması gerektiğini tartıştı; (2) Mahkeme, sanığı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkum etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği, suç tarihine göre;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılanın 22/09/2014 tarihli ifadesinde, sanığın dava konusu eylemlerinden sonra da karşısına çıkıp mesajlar attığını, bu eylemleri nedeniyle de şikayetçi olduğunu ve yargılamanın Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinde devam ettiğini beyan ettiği, UYA Ptan yapılan sorgulamada, 23/05/2014-28/05/2014 tarihleri arasında katılana gönderdiği mesajlar sebebiyle kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanık hakkında dava açıldığının anlaşılması karşısında; temyiz konusu davanın 02/06/2014 tarihli iddianame ile açıldığı dikkate alınarak eylemlerin tek suç olarak dikkate alınması gerektiği tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan hapis cezasının dayanağı olan tehdit suçunun hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında anılan suça ilişkin mahkumiyet hükmü açısından uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılıp, bunun sonucuna göre mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi zorunluluğu,
3- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafii temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17.01.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği, suç tarihine göre;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılanın 22/09/2014 tarihli ifadesinde, sanığın dava konusu eylemlerinden sonra da karşısına çıkıp mesajlar attığını, bu eylemleri nedeniyle de şikayetçi olduğunu ve yargılamanın Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinde devam ettiğini beyan ettiği, UYA Ptan yapılan sorgulamada, 23/05/2014-28/05/2014 tarihleri arasında katılana gönderdiği mesajlar sebebiyle kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanık hakkında dava açıldığının anlaşılması karşısında; temyiz konusu davanın 02/06/2014 tarihli iddianame ile açıldığı dikkate alınarak eylemlerin tek suç olarak dikkate alınması gerektiği tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan hapis cezasının dayanağı olan tehdit suçunun hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında anılan suça ilişkin mahkumiyet hükmü açısından uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılıp, bunun sonucuna göre mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi zorunluluğu,
3- TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafii temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17.01.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.