Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/8768 K.2016/1236
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi’nin suç tarihine göre incelediği hakaret kararı, vicdani kanı kanıtlamayan, 2 ay 15 gün hapis iadesinin TCK 50/3. madde gereği seçenek yaptırımlara çevrilmemesinden ve sanığın önceki hapis cezası olmamasından dolayı hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, hükümi bozup yargılamayı esas/hüküm mahkemesine gönderme kararıyla kabul edildi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihi itibariyle daha önce hapis cezasına mahkûmiyeti bulunmayan ve altmışbeş yaşını bitirdiği anlaşılan sanık hakkında verilen 2 ay 15 gün kısa süreli hapis cezasının, TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca, seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki isteme aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/01/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihi itibariyle daha önce hapis cezasına mahkûmiyeti bulunmayan ve altmışbeş yaşını bitirdiği anlaşılan sanık hakkında verilen 2 ay 15 gün kısa süreli hapis cezasının, TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca, seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafii ile katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki isteme aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/01/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.