Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/8614 K.2015/5389
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Mahkeme, mağdurun hakaret iddialarında tescillenmiş unsurların yetersiz olduğunu değerlendirerek kararı bozmak ve dosyayı 15.09.2015 tarihinde oy birliğiyle esas hâkim mahkemeye göndermek istisna kararına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü ve süresine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine, iddianame ve mahkeme kabulüne göre sanığın farklı zamanlarda farklı sözlerle müştekilere ayrı ayrı hakaret ettiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnameye iştirak edilmeden yapılan incelemede; Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, mağdur ...'e söylediği kabul edilen “biz sizin ne olduğunuzu biliyoruz” biçimindeki sözlerin, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
Hakaret suçunda, temel cezanın doğrudan TCK'nın 125/3-a maddesi gereğince tayini yerine, aynı Kanunun 125/1. maddesi ile belirlenip daha sonra arttırım yapılması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü ve süresine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine, iddianame ve mahkeme kabulüne göre sanığın farklı zamanlarda farklı sözlerle müştekilere ayrı ayrı hakaret ettiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnameye iştirak edilmeden yapılan incelemede; Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, mağdur ...'e söylediği kabul edilen “biz sizin ne olduğunuzu biliyoruz” biçimindeki sözlerin, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
Hakaret suçunda, temel cezanın doğrudan TCK'nın 125/3-a maddesi gereğince tayini yerine, aynı Kanunun 125/1. maddesi ile belirlenip daha sonra arttırım yapılması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.