Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/6548 K.2015/10295
Özet: Uyuşmazlık, sanığın “bu iddiayı ben müşteki vekillerinin kötüniyet demeyeyim ama cehaletlerine bağlıyorum” ifadesiyle hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığı üzerine; mahkeme, bu ifadenin TCK 128. maddesi kapsamındaki savunma dokunulmazlığına tabi olduğunu ve yargılamanın kanuna aykırı olarak yürütüldüğünü kabul etti. Sonuç olarak, Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesi, kararını bozdu ve dosyayı esas/hüküm mahkemesine tebliğnameye uygun şekilde göndererek temyiz başvurusunu kabul etti.
Tebliğname No: 4 - 2013/69264
MAHKEMESİ: Ankara (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 27/12/2012
NUMARASI: 2011/1313 (E) ve 2012/3172 (K)
SUÇ: Hakaret
SUÇ
TARİHİ: 14/04/2011
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Sanığın, katılanların verdiği temyiz dilekçesine cevap niteliğindeki dilekçesinde yer alan ve mahkemece hakaret kabul edilen "bu iddiayı ben müşteki vekillerinin kötüniyet demeyeyim ama cehaletlerine bağlıyorum" şeklindeki ifadelerin, TCK'nın 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık İ.. Ç.. müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/11/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
MAHKEMESİ: Ankara (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 27/12/2012
NUMARASI: 2011/1313 (E) ve 2012/3172 (K)
SUÇ: Hakaret
SUÇ
TARİHİ: 14/04/2011
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Sanığın, katılanların verdiği temyiz dilekçesine cevap niteliğindeki dilekçesinde yer alan ve mahkemece hakaret kabul edilen "bu iddiayı ben müşteki vekillerinin kötüniyet demeyeyim ama cehaletlerine bağlıyorum" şeklindeki ifadelerin, TCK'nın 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık İ.. Ç.. müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/11/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.