Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/5236 K.2015/5998
Özet: Uyuşmazlık, sanığın okul koridorunda katılığa “defol git” ve benzeri sözler söyleyerek hakaret ve tehdit suçları işlediği iddiası üzerine açılmıştır; mahkeme, bu ifadelerin hem hakaret hem de tehdit unsurlarını oluşturmadığını belirterek sanığı mahkum etmiştir. Mahkemenin sonucu, sanığın TCK 125/4, 106/1-2 ve ilgili maddeler çerçevesinde suç işlemediği gerekçesiyle hapis yerine adli para cezası verilmesi yönündeki kararını bozarak yeniden hüküm kurma kararıdır.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
A) Sanığın, katılana sarfettiği kabul edilen "sen öğretilmişsin, adam tutuyorsun, herkes ayağını sağlam bassın, benim Allah'tan başka kimseden korkum yok, sen ayağını denk al, sen almazsan ben aldırmasını bilirim" şeklindeki sözlerin TCK'nın 106/1-2. cümlesinde tanımlanan sair tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, TCK'nın 106/1-1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,
B-1) Sanık ... tarafından, katılan ...'a karşı ''defol git'' şeklinde sözler sarfetmiş ise de, "savuşmak, çekilip gitmek" anlamını taşıyan kaba ve nezaket dışı nitelikte bulunan bu sözün katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2) Kabule göre de;
a) Hakaret suçunun aleni bir yer olan okul koridorunda gerçekleşmiş olması nedeniyle TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,
b) Seçimlik ceza öngören hakaret suçunda tercih edilen hapis cezasının TCK’nın 50/2. maddesine aykırı olarak adli para cezasına çevrilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29/09/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hakaret, tehdit
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
A) Sanığın, katılana sarfettiği kabul edilen "sen öğretilmişsin, adam tutuyorsun, herkes ayağını sağlam bassın, benim Allah'tan başka kimseden korkum yok, sen ayağını denk al, sen almazsan ben aldırmasını bilirim" şeklindeki sözlerin TCK'nın 106/1-2. cümlesinde tanımlanan sair tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, TCK'nın 106/1-1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,
B-1) Sanık ... tarafından, katılan ...'a karşı ''defol git'' şeklinde sözler sarfetmiş ise de, "savuşmak, çekilip gitmek" anlamını taşıyan kaba ve nezaket dışı nitelikte bulunan bu sözün katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2) Kabule göre de;
a) Hakaret suçunun aleni bir yer olan okul koridorunda gerçekleşmiş olması nedeniyle TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,
b) Seçimlik ceza öngören hakaret suçunda tercih edilen hapis cezasının TCK’nın 50/2. maddesine aykırı olarak adli para cezasına çevrilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29/09/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.