Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/43725 K.2018/397
Özet: Uyuşmazlık, sanığın kimlik kontrolü sırasında karakola kabul edilmemesi, bekçi ile ötekine hakaret işleme ve görevi yaptırmamak için direnme eylemi üzerinden bulunmuştur; Mahkeme, belgeleri ve tutanakları değerlendirerek, sanığın 226/2. madde uyarınca ek savunma hakkını ihlal ettiğini, 58. madde ve 61. madde hükümleri açısından yasal prosedürü benimsenmediğini belirterek, iddianamede belirtilmeyen hapis ve adli para cezası seçeneklerini gözetmediği gerekçesiyle kararının haksız olduğunu kabul edip, kararın bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Dosya içeriği ve oluşa göre, kimlik kontrolü esnasında kimliğini vermemekte ısrar eden sanığın, gerekli işlemler için karakola götürülmek üzere bindirildiği devriye aracından inerek mağdur ...'ın yakasından tutması ve devamında yürüyerek karakola gittiği esnada mağdurlara hakaret etmesi üzerine kendisini uyaran mağdur ...'ın yakasından yeniden tutması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin mağdur ...'a yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla görevliye karşı gerçekleştirdiğinden bahisle, CMK'nın 226/2. maddesine aykırı olarak ek savunma hakkı da verilmeden, iddianamede gösterilmeyen TCK'nın 43/2-1 maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,
2-) Hakaret suçundan hüküm kurulurken tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin, suç tarihinden sonra kesinleşmiş olması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3-) TCK’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, TCK'nın 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanunun 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekir. Her ne kadar TCK'nın 125/3. maddesinde cezanın alt sınırının 1 yıldan az olamayacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin temel cezanın adli para cezası olarak seçilmesine engel olmayacağı göz önünde bulundurulmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza olarak hapis cezası tercih edilmesi,
4-) Hakaret suçundan, TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması ve TCK'nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/01/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Dosya içeriği ve oluşa göre, kimlik kontrolü esnasında kimliğini vermemekte ısrar eden sanığın, gerekli işlemler için karakola götürülmek üzere bindirildiği devriye aracından inerek mağdur ...'ın yakasından tutması ve devamında yürüyerek karakola gittiği esnada mağdurlara hakaret etmesi üzerine kendisini uyaran mağdur ...'ın yakasından yeniden tutması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin mağdur ...'a yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla görevliye karşı gerçekleştirdiğinden bahisle, CMK'nın 226/2. maddesine aykırı olarak ek savunma hakkı da verilmeden, iddianamede gösterilmeyen TCK'nın 43/2-1 maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,
2-) Hakaret suçundan hüküm kurulurken tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin, suç tarihinden sonra kesinleşmiş olması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3-) TCK’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, TCK'nın 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanunun 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekir. Her ne kadar TCK'nın 125/3. maddesinde cezanın alt sınırının 1 yıldan az olamayacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin temel cezanın adli para cezası olarak seçilmesine engel olmayacağı göz önünde bulundurulmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza olarak hapis cezası tercih edilmesi,
4-) Hakaret suçundan, TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması ve TCK'nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/01/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.