Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/38497 K.2017/9941
Özet: Çocuk Mahkemesi, 5395 sayılı kanun uyarınca tedbir uygulanması nedeniyle ceza verilmesini reddederek sorunun “şiddet ve yaralama” suçları olduğu, Müştekinin davaya katılmaya hak kazandığını kabul etti; ancak eksik kovuşturma ve kanuna aykırılık nedeniyle kararın bozulmasına karar vererek esası hakkında yeniden yargılanması için dosyayı esas mahkemeye gönderdi.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR: Haraket, yaralama
HÜKÜMLER: Ceza verilmesine yer olmadığı, 5395 sayılı yasa uyarınca tedbir uygulanması
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Müştekinin davaya katılmaya yönelik talebinin, suçtan doğrudan doğruya zarar görmesi ihtimaline binaen kabulüne ve vekilinin katılan vekilliğine karar verilerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak;
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 7/1 maddesindeki “Çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı; çocuğun anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen çocuk hâkimi tarafından alınabilir.” ibaresi karşında, mağdurun babası olan ...’nin CMK’nın 234. maddesine göre davaya dahil edilip beyanı alındıktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/10//2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Haraket, yaralama
HÜKÜMLER: Ceza verilmesine yer olmadığı, 5395 sayılı yasa uyarınca tedbir uygulanması
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Müştekinin davaya katılmaya yönelik talebinin, suçtan doğrudan doğruya zarar görmesi ihtimaline binaen kabulüne ve vekilinin katılan vekilliğine karar verilerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak;
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 7/1 maddesindeki “Çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı; çocuğun anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen çocuk hâkimi tarafından alınabilir.” ibaresi karşında, mağdurun babası olan ...’nin CMK’nın 234. maddesine göre davaya dahil edilip beyanı alındıktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/10//2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.