Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/36275 K.2017/8232
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların görevi yaptırmamak için direnme, hakaret ve yaralama suçlarından meydana gelen temyiz talepleridir. Mahkeme, hakaret ve yaralama kararlarını bozmadığını, sadece görevi yaptırmamak için direniş kararını bozup yeniden denetime göndermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Sanıklar hakkında hakaret ve sanık ... hakkında yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde;
Hakaret ve yaralama suçlarına ilişkin hükümlerin temyiz edilemez olması nedeniyle, Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itirazın, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, Yerel Mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün temyizine gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır;
Somut olayda, sanığın görevlilere karşı görevin yapılmaması için gerçekleştirdiği cebir veya tehdit eylemlerinin nelerden ibaret olduğu CMK'nın 230/1-c maddesi gereğince tartışılıp değerlendirilmeden yetersiz gerekçeyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
B- Kabule göre de;
aa- Sanığın birden fazla görevliye karşı görevi yaptırmamak için direndiği kabul edilmesine karşın TCK'nın 43. maddesinin uygulanmaması,
bb- TCK'nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulama olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve Sanık ... temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/06/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Sanıklar hakkında hakaret ve sanık ... hakkında yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyizinde;
Hakaret ve yaralama suçlarına ilişkin hükümlerin temyiz edilemez olması nedeniyle, Yerel Mahkemenin temyiz isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itirazın, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, Yerel Mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA,
2- Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün temyizine gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır;
Somut olayda, sanığın görevlilere karşı görevin yapılmaması için gerçekleştirdiği cebir veya tehdit eylemlerinin nelerden ibaret olduğu CMK'nın 230/1-c maddesi gereğince tartışılıp değerlendirilmeden yetersiz gerekçeyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
B- Kabule göre de;
aa- Sanığın birden fazla görevliye karşı görevi yaptırmamak için direndiği kabul edilmesine karşın TCK'nın 43. maddesinin uygulanmaması,
bb- TCK'nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulama olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve Sanık ... temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/06/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.