‹ Ana sayfa
Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/33933 K.2017/7681

Esas No: 2015/33933 · Karar No: 2017/7681 · Karar Tarihi: 13.06.2017
Özet: (1) Uyuşmazlık, bir katılımcının “lan beni aşağıya indirmeyin” sözüyle hakaret ve tehdit suçlarından hüküm giyeceği iddiaları üzerine kuruludur. (2) Mahkeme, sözlerin onur ve saygınlıkta yeterli rencide etmediğini, tehdit de yetersiz olduğunu değerlendirerek sanığı beraat ettirmiş ve kararın bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Katılan vekili sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen ... vekilinin katılma talebi hakkında karar verilmemiş ise de, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek, temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede
1- Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.

Somut olayda, sanığın katılana yönelttiği “lan beni aşağıya indirmeyin” şeklindeki ve kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle beraat yerine kanuni ve yerinde olmayan gerekçeyle ceza verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulması,
2- Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez. Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü de mümkün değildir.

Somut olayda; Katılanın aşamalardaki tutarlı beyanlarının, tanıklar ... ve ... tarafından da doğrulanması karşısında, sanığın sarfettiği tehdit sözü nedeniyle, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde kanuni ve yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme kısmen uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?