Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/33281 K.2015/13859
Özet: Mahkeme, temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağını ve kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğunu belirterek, kararın geriye gönderilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri gereğince, kararda, başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, katılanların yüzüne karşı verilen kararda, temyiz süresinin, kararın “tefhiminden” itibaren başlayacağının ve kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğunun belirtilmesi yerine, “tefhiminden ya da tebliğinden” itibaren başlayacağının ve kararın itiraz kanun yoluna tabi olduğunun belirtilmesi suretiyle yanılgı oluşturulduğu, bu haliyle tefhimin yukarıda anılan Kanun maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı ve gerekçeli kararın da katılanlara tebliğ edilmediği,
Anlaşıldığından, sanıklar ..... ve ...'nin, tebliğnameye aykırı olarak, temyiz davası istekleri hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, ve dosyanın, katılanlara, kararın temyiz kanun yoluna tabi olup, temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağını belirten ve diğer kanun yolu başvuru şeklini gösteren şerhi ihtiva eder şekilde karar tebliğ edilerek, buna dair evrak ve verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenip, ek tebliğname düzenlenmesinden sonra Dairemize yollanılmak üzere, incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 21.12.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri gereğince, kararda, başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, katılanların yüzüne karşı verilen kararda, temyiz süresinin, kararın “tefhiminden” itibaren başlayacağının ve kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğunun belirtilmesi yerine, “tefhiminden ya da tebliğinden” itibaren başlayacağının ve kararın itiraz kanun yoluna tabi olduğunun belirtilmesi suretiyle yanılgı oluşturulduğu, bu haliyle tefhimin yukarıda anılan Kanun maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı ve gerekçeli kararın da katılanlara tebliğ edilmediği,
Anlaşıldığından, sanıklar ..... ve ...'nin, tebliğnameye aykırı olarak, temyiz davası istekleri hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, ve dosyanın, katılanlara, kararın temyiz kanun yoluna tabi olup, temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağını belirten ve diğer kanun yolu başvuru şeklini gösteren şerhi ihtiva eder şekilde karar tebliğ edilerek, buna dair evrak ve verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenip, ek tebliğname düzenlenmesinden sonra Dairemize yollanılmak üzere, incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 21.12.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.