Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/28397 K.2017/2098
Özet: Temyizli hakaret davasında, mahkumiyetin, CMK 230/1-b maddesine aykırı yetersiz gerekçelenmiş olması ve 125/4. maddenin uygulanmadığı gerekçeleriyle, Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararına karşı yapılan başvuru, açılışlarında sanığın suçlamayı kabul etmemesi ve belirsiz somut delillerle çelişen mahkumiyet kararının bozulmasına karar verip dosyayı esas mahkemeye göndererek yeniden hüküm kurulmasını sağlayarak kabul eder.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Sanığın tüm savunmalarında suçlamayı kabul etmemesi, mağdurun aşamalardaki beyanlarının çelişkili olması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak, kesin ve somut delillerin nelerden ibaret olduğu ve hakaret suçunun ne şekilde oluştuğu, unsurlarının ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan, CMK'nın 230/1-b maddesine aykırı olarak yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi, 2- Kabule göre de; a- Seçimlik hapis cezasının, TCK’nın 50/2. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi, b- Hakaret suçunun aleni bir yer olan köy yolu üzerinde işlenmesine rağmen, TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı ve sanık ...'nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/02/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- Sanığın tüm savunmalarında suçlamayı kabul etmemesi, mağdurun aşamalardaki beyanlarının çelişkili olması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak, kesin ve somut delillerin nelerden ibaret olduğu ve hakaret suçunun ne şekilde oluştuğu, unsurlarının ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan, CMK'nın 230/1-b maddesine aykırı olarak yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi, 2- Kabule göre de; a- Seçimlik hapis cezasının, TCK’nın 50/2. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi, b- Hakaret suçunun aleni bir yer olan köy yolu üzerinde işlenmesine rağmen, TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı ve sanık ...'nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/02/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.