Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/25655 K.2016/6625
Özet: TÇ, 04/04/2016'da Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen "mahkumiyet" kararı, yerel mahkemenin "görevi yaptırmamak için direnme" nedeniyle verildiği kararını, temyiz gerekçelerinin kanuni tabloya aykırı olduğu gerekçesiyle bozmanın ve davayı esas mahkemeye yönlendirmenin kabulüyle sonlandırıldı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılan ve tanığın ifadesi ile sanık savunmasına göre, sanığın, işletmiş olduğu büfenin önünde bir müşterisinin aracının trafik akışını engellediğini gören jandarma görevlisi katılanın uyarısı üzerine, araç sahibinin aracını kaldırdığı, devamında sanığın, bu duruma duyduğu sinirle ve önceye dayalı husumetlerinin varlığı nedeniyle tartıştığı katılana iddianamede belirtilen tehdit sözlerini söylediğinin anlaşılması karşısında, söylenen sözlerin, katılanın görevini engellemeye yönelik olmadığı ve eylemin TCK'nın 106/1. maddesinin son cümlesinde yer alan sair tehdit kapsamında kaldığı gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle görevi yaptırmamak için direnme soçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'nın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/04/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Katılan ve tanığın ifadesi ile sanık savunmasına göre, sanığın, işletmiş olduğu büfenin önünde bir müşterisinin aracının trafik akışını engellediğini gören jandarma görevlisi katılanın uyarısı üzerine, araç sahibinin aracını kaldırdığı, devamında sanığın, bu duruma duyduğu sinirle ve önceye dayalı husumetlerinin varlığı nedeniyle tartıştığı katılana iddianamede belirtilen tehdit sözlerini söylediğinin anlaşılması karşısında, söylenen sözlerin, katılanın görevini engellemeye yönelik olmadığı ve eylemin TCK'nın 106/1. maddesinin son cümlesinde yer alan sair tehdit kapsamında kaldığı gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle görevi yaptırmamak için direnme soçundan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'nın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04/04/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.