‹ Ana sayfa
Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/19521 K.2016/18331

Esas No: 2015/19521 · Karar No: 2016/18331 · Karar Tarihi: 29.11.2016
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçlamasıyla ilgili olarak yerel mahkemenin verdiği mahkumiyet kararıdır; (2) Yargıtay, kararın gerekçesiz ve yasal eksiklikler içerdiğini tespit ederek hükmü bozmuş, davayı esas mahkemeye yeniden işleme yönlendirmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;
Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir.

Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabule göre de;
a) İddianame kapsamından sanığın, birden fazla kamu görevlisine görevi yaptırmamak için direnmiş olduğunun iddia edilmesine karşın, TCK’nın 43. maddesinin uygulanma yeri olup olmadığının tartışılmaması,
b) Sanık hakkında görevliye direnme eyleminde haksız eylemin ne olduğu gösterilip tartışılmadan TCK'nın 29. maddesi uygulanması,
c) Sanığın lehe hükümlerin uygulanması talebinin, TCK’nın 62, 50, 51 maddelerindeki uygulamaları da kapsadığı gözetilerek, CMK’nın 230/1-d maddesi uyarınca, bu hususta kanuni dayanakları da gösterilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
d) Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
e) TCK'nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
f) Sanıktan tahsiline karar verilen yargılama gideri dökümünün kısa kararda gösterilmemesi suretiyle, CMK’nın 324. maddesine aykırı davranılması,
g) Yerel mahkemece verilen kararda mağdur olarak ismi yazılı bulunan ve iddianame ve konu anlatımında geçmeyen dava dışı Hülya Doğan’ın karar başlığında mağdur olarak belirtilmesi suretiyle karışıklığa neden olunması,
Kanuna aykırı ve sanık ... ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmekle ile tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?