Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/18643 K.2016/14483
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, 18. Ceza Dairesi 2015/18643 E., 2016/14483 K. numaralı kararında, Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma suçundan mahkumiyet kararı verilmiş; temyiz başvurusunda, kanıt eksikliği ve yargılamada ortaya çıkan hukuki bozukluklar nedeniyle, hüküm bozularak dava 5320 sayılı kanunla yeniden inceleme için başlıyıcı mahkemeye gönderilmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanığın katılanın telefonunu evlenmek istediğini söyleyerek pek çok kez aradığının anlaşılması karşısında, eyleminin TCK’nın 105. maddesindeki cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, sırf huzur ve sükûnunu bozmak özel kastıyla işlenebilen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanığın katılanın telefonunu evlenmek istediğini söyleyerek pek çok kez aradığının anlaşılması karşısında, eyleminin TCK’nın 105. maddesindeki cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, sırf huzur ve sükûnunu bozmak özel kastıyla işlenebilen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ...’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.