Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/15848 K.2016/2891
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/627 ve 2010/772 sayılı dosyalarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş bir sanığın, 18. Ceza Dairesi’nin 2015/15848 E. ve 2016/2891 K. dosyalarındaki konut dokunulmazlığının ihlali suçundan mahkumiyet kararıyla ilgili temyiz başvurusudur. (2) Mahkeme, sanığın konut dokunulmazlığını ihlal ettiği gerekçesiyle verilen hapis cezasını bozmadı ve mahkumiyeti onaylayarak, 17.02.2016 tarihinde oy birliğiyle hükmün düzeltilmesini ve onaylanmasını kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen konut dokunulmazlığının ihlâli eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de, mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinin 1 ilâ 3. fıkralarında öngörüldüğü biçimde infaz evresinde re'sen uygulanması mümkün görüldüğünden bozmayı gerektirmediği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında görülen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, dosyaya konu suçtan sonra 13.10.2010 tarihinde kesinleşmiş olması nedeniyle CMK'nın 231/11 maddesine aykırı olarak Mahkemesine ihbarda bulunulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...’in temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, tebliğnameye kısmen uygun olarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasından “Sanık ...'in daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş bir karar bulunduğundan, Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/627 esas, 2010/772 karar sayılı dosyasına, karar kesinleştiğinde mahkemesine ihbarda bulunulmasına” ibaresinin çıkarılması biçiminde HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.02.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen konut dokunulmazlığının ihlâli eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de, mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinin 1 ilâ 3. fıkralarında öngörüldüğü biçimde infaz evresinde re'sen uygulanması mümkün görüldüğünden bozmayı gerektirmediği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında görülen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, dosyaya konu suçtan sonra 13.10.2010 tarihinde kesinleşmiş olması nedeniyle CMK'nın 231/11 maddesine aykırı olarak Mahkemesine ihbarda bulunulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...’in temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, tebliğnameye kısmen uygun olarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasından “Sanık ...'in daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş bir karar bulunduğundan, Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/627 esas, 2010/772 karar sayılı dosyasına, karar kesinleştiğinde mahkemesine ihbarda bulunulmasına” ibaresinin çıkarılması biçiminde HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.02.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.