Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/15438 K.2016/14342
Özet: Uyuşmazlık, katılan kişinin imar kirliliğine neden olma suçundan dolayı kamu davasına katılma hakkının olup olmadığı ve bu konuda verilen temyiz kararlarının geçerliliği üzerineydi; Asliye Ceza Mahkemesi, katılanın suça ilişkin sorumluluğunu kabul etmediğini, kanuna aykırı hüküm bozulması gerektiğini belirterek dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine ve beraat kararı verilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Katılan ...'ın temyizinde, suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığı halde mahkemece Kanuna aykırı gerekçeyle kamu davasına katılan olarak kabulünün, şikayetçiye bu niteliği ve dolayısıyla Kanun yoluna başvurmak hak ve yetkisini kazandırmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca şikayetçi ...'ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Katılan ... vekilinin temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların arsa sahipleri olduğu, katılan ... ile müteahhitlik sözleşmesi imzalamak suretiyle bina yapımı konusunda anlaşmaya vardıkları, sanıkların beyanlarında suçlmayaı kabul etmedikleri ve suça konu kaçak ilave kat inşaatı açısından sorumlulukları bulunmadıklarını beyan ettiklerini savunmaları karşısında, suça konu imalatın kim ya da kimlerin tarafından yapıldığı tespit olunarak gerektiğinde failler ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunulması ve yapılacak soruşturma sonucunda eğer dava açılırsa, söz konusu davaların birleştirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28.06.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Beraat
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Katılan ...'ın temyizinde, suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle davaya katılma hakkı bulunmadığı halde mahkemece Kanuna aykırı gerekçeyle kamu davasına katılan olarak kabulünün, şikayetçiye bu niteliği ve dolayısıyla Kanun yoluna başvurmak hak ve yetkisini kazandırmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca şikayetçi ...'ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Katılan ... vekilinin temyizine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların arsa sahipleri olduğu, katılan ... ile müteahhitlik sözleşmesi imzalamak suretiyle bina yapımı konusunda anlaşmaya vardıkları, sanıkların beyanlarında suçlmayaı kabul etmedikleri ve suça konu kaçak ilave kat inşaatı açısından sorumlulukları bulunmadıklarını beyan ettiklerini savunmaları karşısında, suça konu imalatın kim ya da kimlerin tarafından yapıldığı tespit olunarak gerektiğinde failler ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunulması ve yapılacak soruşturma sonucunda eğer dava açılırsa, söz konusu davaların birleştirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28.06.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.