Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/12054 K.2016/2068
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın sağır olması nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2 maddesine göre müdafi atanmadan yargılanmasının hukuka aykırı olup olmadığıdır. Mahkeme, Afyonkarahisar 2. Sulh Ceza Mahkemesinin kararını bozarak dosyayı yeniden yargılama için mahkemeye iade etti.
KARAR Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 123/1, 62/1, 52/2 maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmesine ilişkin Afyonkarahisar
2. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/11/2011 tarihli ve 2011/803 esas, 2011/1230 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/04/2014 gün ve 107113 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre; suç tarihi olan 27/05/2011 tarihi itibariyle sağır olan sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 150/2. maddesindeki " Müdafi bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafii görevlendirilir." hükmü gereği bir müdafi atanmadan yargılamasının yapılarak karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme: 5271 sayılı CMK’nın “müdafiin görevlendirilmesi” başlıklı 150. maddesinde; “(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir. (2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir....” hükümleri yer almaktadır. İnceleme konusu somut olayda; Suç ve savunma tarihi itibariyle sağır olduğu anlaşılan sanığa, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesi gereğince istemi aranmaksızın müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanık ... hakkında, Afyonkarahisar 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/11/2011 tarihli ve 2011/803 esas, 2011/1230 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2- Savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik bozma kararı doğrultusunda, anılan Kanun maddesinin 4/b fıkrası uyarınca yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine iadesine, 08.02.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/11/2011 tarihli ve 2011/803 esas, 2011/1230 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/04/2014 gün ve 107113 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre; suç tarihi olan 27/05/2011 tarihi itibariyle sağır olan sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 150/2. maddesindeki " Müdafi bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafii görevlendirilir." hükmü gereği bir müdafi atanmadan yargılamasının yapılarak karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme: 5271 sayılı CMK’nın “müdafiin görevlendirilmesi” başlıklı 150. maddesinde; “(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir. (2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir....” hükümleri yer almaktadır. İnceleme konusu somut olayda; Suç ve savunma tarihi itibariyle sağır olduğu anlaşılan sanığa, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesi gereğince istemi aranmaksızın müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanık ... hakkında, Afyonkarahisar 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/11/2011 tarihli ve 2011/803 esas, 2011/1230 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2- Savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik bozma kararı doğrultusunda, anılan Kanun maddesinin 4/b fıkrası uyarınca yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine iadesine, 08.02.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.