Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/11293 K.2016/12470
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, hakaret suçunu işleyen sanık için mahkumiyet kararı verip, temyiz süresinin tefhimten değil tebliğden itibaren başlayacağını yanlış belirterek katılımcıya bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmeden kararın tebliğini yönelttiği gerekçesiyle, bu hatayı fark ederek kararın temyiz yoluna uygun tebliğ edilmesini talep eden kararı kabul ve onayladı.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Anayasanın 40/2, CMK'nın 232/6 ile 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddeleri gereğince, kararda, başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, katılan ... ...'in yüzüne karşı verilen kararda, temyiz süresinin, kararın "tefhiminden" itibaren başlayacağının belirtilmesi yerine, "tefhim ve tebliğden" itibaren başlayacağının belirtilmesi suretiyle yanılgı oluşturduğu, bu haliyle tefhimin yukarıda anılan Kanun maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı ve gerekçeli kararın da adı geçen katılana tebliğ edilmediği,
Anlaşıldığından, sanık ...'in tebliğnameye aykırı olarak, temyiz davası istekleri hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA ve dosyanın, katılan ......'e, temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağını belirten ve diğer kanun yolu başvuru şeklini gösteren şerhi ihtiva eder şeklinde karar tebliğ edilerek, buna dair evrak ve verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenip, ek tebliğname düzenlenmesinden sonra Dairemize yollanılmak üzere, incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 06.06.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Anayasanın 40/2, CMK'nın 232/6 ile 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddeleri gereğince, kararda, başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, katılan ... ...'in yüzüne karşı verilen kararda, temyiz süresinin, kararın "tefhiminden" itibaren başlayacağının belirtilmesi yerine, "tefhim ve tebliğden" itibaren başlayacağının belirtilmesi suretiyle yanılgı oluşturduğu, bu haliyle tefhimin yukarıda anılan Kanun maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı ve gerekçeli kararın da adı geçen katılana tebliğ edilmediği,
Anlaşıldığından, sanık ...'in tebliğnameye aykırı olarak, temyiz davası istekleri hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA ve dosyanın, katılan ......'e, temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağını belirten ve diğer kanun yolu başvuru şeklini gösteren şerhi ihtiva eder şeklinde karar tebliğ edilerek, buna dair evrak ve verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenip, ek tebliğname düzenlenmesinden sonra Dairemize yollanılmak üzere, incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 06.06.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.