Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/11119 K.2016/3763
Özet: (1) Sanığın hakaret, yaralama ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından yargılanması; (2) Mahkeme, sanığın konut dokunulmazlığı ihlali için verilen hapis cezasını adli para cezasına çevirdiği hükmü bozarak, kararın bozulmasına ve dosyanın esas mahkemeye gönderilmesine karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın temyiz isteğinin kendisi hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olduğu belirlenerek, dosya görüşüldü:
1- Sanık hakkında yaralama ve hakaret suçlarından verilen kararlarda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre hükümlerin temyiz edilemez olması nedeniyle Yerel Mahkemece verilen temyiz isteğinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın REDDİNE, yerel mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA,
2- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince, hükmün hapis cezasından çevrilen adli para cezası niteliğinde olması karşısında, temyizi mümkün olduğundan, bu hükümle ilgili olarak temyiz isteğinin reddine ilişkin olarak verilen karar kaldırılarak;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden TCK'nın 116/4. maddesinde yer alan “cebir kullanma” kavramının, konuta girmeyi kolaylaştırmak amacıyla zor kullanılmasını ifade ettiği, oysa sanığın katılan ...'ı tarlada dövmeye başladığı, ardından evine kaçan katılanı takip ederek, onun peşinden eve girdiği ve evin içerisinde vurmaya devam ettiği şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda, konut dokunulmazlığının ihlali için yaralama eyleminin kolaylaştırıcı bir özelliğinin bulunmadığı ve eylemin gündüzleyin konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 116/1. maddesinden hüküm kurulması gerekirken, eylemin cebirle işlendiği biçiminde oluşa uygun olmayan gerekçelerle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29/02/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hakaret, yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın temyiz isteğinin kendisi hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olduğu belirlenerek, dosya görüşüldü:
1- Sanık hakkında yaralama ve hakaret suçlarından verilen kararlarda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre hükümlerin temyiz edilemez olması nedeniyle Yerel Mahkemece verilen temyiz isteğinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın REDDİNE, yerel mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA,
2- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince, hükmün hapis cezasından çevrilen adli para cezası niteliğinde olması karşısında, temyizi mümkün olduğundan, bu hükümle ilgili olarak temyiz isteğinin reddine ilişkin olarak verilen karar kaldırılarak;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden TCK'nın 116/4. maddesinde yer alan “cebir kullanma” kavramının, konuta girmeyi kolaylaştırmak amacıyla zor kullanılmasını ifade ettiği, oysa sanığın katılan ...'ı tarlada dövmeye başladığı, ardından evine kaçan katılanı takip ederek, onun peşinden eve girdiği ve evin içerisinde vurmaya devam ettiği şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda, konut dokunulmazlığının ihlali için yaralama eyleminin kolaylaştırıcı bir özelliğinin bulunmadığı ve eylemin gündüzleyin konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 116/1. maddesinden hüküm kurulması gerekirken, eylemin cebirle işlendiği biçiminde oluşa uygun olmayan gerekçelerle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29/02/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.