Yargıtay 18. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/10426 K.2016/4135
Özet: Anayasa Mahkemesi, Savcıların kullandığı TCK 125/3, 86/3-c ve 53/1-b maddelerinin geçerliliğini sorgulayan başkaca gerekçeler nedeniyle Sulh Ceza Mahkemesi kararını bozup yargılama sürecini yeniden başlatarak kararını esas mahkemeye gönderdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hakaret, yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Tanık ...'nın savcılıkta alınan “muhtarın oğlu askerden gelmiş, arkadaşları ile yol kenarında pinik yapıyorlarmış, o sırada yanlarına Paşa ile beraber Esat gelmiş. Esatın ablasının oğlu Serdar ile münakaşa yapmışlar. Muhtarın oğlu o toplumda olduğu için, muhtarın kardeşi Sefer de muhtarı aramış” biçimindeki anlatımı karşısında, hakaret ve tehdit eylemlerinin ne şekilde katılanın görevinden dolayı işlendiği açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle TCK'nın 125/3-a ve aynı Kanunun 86/3-c maddesinin uygulanması,
2- TCK’nın 53/1-b madesinde yer alana hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hakaret, yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Tanık ...'nın savcılıkta alınan “muhtarın oğlu askerden gelmiş, arkadaşları ile yol kenarında pinik yapıyorlarmış, o sırada yanlarına Paşa ile beraber Esat gelmiş. Esatın ablasının oğlu Serdar ile münakaşa yapmışlar. Muhtarın oğlu o toplumda olduğu için, muhtarın kardeşi Sefer de muhtarı aramış” biçimindeki anlatımı karşısında, hakaret ve tehdit eylemlerinin ne şekilde katılanın görevinden dolayı işlendiği açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle TCK'nın 125/3-a ve aynı Kanunun 86/3-c maddesinin uygulanması,
2- TCK’nın 53/1-b madesinde yer alana hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.