Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/75 K.2016/3050
Özet: (1) Davacı, sigortalı kamyonetin çarpması sonucu oluşan yaralanma nedeniyle 200.000 TL maddi tazminat talep etti; davalı ise bu talebi reddetti. (2) Asliye Hukuk Mahkemesi, davanın kabulünü ve 200.000 TL tazminatı vererek karar verdi ancak davalı vekilinin temyiz itirazını kabul ederek hükmü bozdu ve harcın geri verilmesini kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili; 12/07/2011 tarihinde davalı tarafından sigortalı kamyonetin müvekkiline çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında davacının sakat kaldığını açıklayıp, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 8.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili; 17.06.2013 tarihinde taleplerini 200.000-TL. olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile 200.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delilerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı gerçek zarar miktarından sorumludur. Gerçek zararın tespit edilebilmesi için davacının kazadan önce elde ettiği net gelirinin tespit edilmesi gerekir. Davacının maruz kaldığı iş göremezlik tazminatının belirlenebilmesi için zarar görenin iş yerine yaptığı emek ve katkısına göre son gelir durumunun net olarak belirlenmesi gerekir.
Somut olayda; mahkemece, kolluk tarafından yapılan ekonomik ve sosyal duruma ilişkin araştırmada, davacının gelirinin 10.000-TL olduğu belirlenmiştir.
Mahkemece; gerçek zararın belirlenmesi için, davacının gelirinin daha net kriterler ile ortaya konulması gerekmektedir. Öncelikle davacıya bu konuda ispat imkanı verilmesi, kaza tarihinde çalıştığı işyerine ait defter, vergi, muhasebe kayıtları gibi kayıtların getirilmesi ve davacının iş yerlerinin kapasiteleri değerlendirilerek, davacının iş yerine olan emek ve katkısının ne olduğu tespit edilerek, böylece davacının aktüer hesabına esas geliri belirlenmeli ve bu gelire göre hesaplama yapılarak sonucuna göre verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 10/03/2016 gününde oybirliğiyle verildi.
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili; 12/07/2011 tarihinde davalı tarafından sigortalı kamyonetin müvekkiline çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında davacının sakat kaldığını açıklayıp, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 8.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili; 17.06.2013 tarihinde taleplerini 200.000-TL. olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile 200.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delilerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı gerçek zarar miktarından sorumludur. Gerçek zararın tespit edilebilmesi için davacının kazadan önce elde ettiği net gelirinin tespit edilmesi gerekir. Davacının maruz kaldığı iş göremezlik tazminatının belirlenebilmesi için zarar görenin iş yerine yaptığı emek ve katkısına göre son gelir durumunun net olarak belirlenmesi gerekir.
Somut olayda; mahkemece, kolluk tarafından yapılan ekonomik ve sosyal duruma ilişkin araştırmada, davacının gelirinin 10.000-TL olduğu belirlenmiştir.
Mahkemece; gerçek zararın belirlenmesi için, davacının gelirinin daha net kriterler ile ortaya konulması gerekmektedir. Öncelikle davacıya bu konuda ispat imkanı verilmesi, kaza tarihinde çalıştığı işyerine ait defter, vergi, muhasebe kayıtları gibi kayıtların getirilmesi ve davacının iş yerlerinin kapasiteleri değerlendirilerek, davacının iş yerine olan emek ve katkısının ne olduğu tespit edilerek, böylece davacının aktüer hesabına esas geliri belirlenmeli ve bu gelire göre hesaplama yapılarak sonucuna göre verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 10/03/2016 gününde oybirliğiyle verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.