Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/4608 K.2016/4367
Özet: Uyuşmazlık, davacı vekilinin tazminat davasının yargı yolu bakımından görevsizlik nedeniyle usulden reddine karşı görev uyuşmazlığının giderilmesi talebini içermektedir; mahkeme, temyiz harç ve posta masraflarının süresinde ödenmemesi sebebiyle davacı vekilin temyiz dilekçesinin REDDİNE karar vermiştir.
MAHKEMESİ: ...... Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın yargı yolu bakımından reddine dair verilen hükme karşı davacı vekili tarafından görev uyuşmazlığının giderilmesi talepli dilekçe vermesi üzerine mahkemece talep temyiz dilekçesi olarak değerlendirlerek temyiz harç ve posta masraflarının süresinde ikmal edilmemesi nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu ek karar da davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine dair verilen karar, Dairemizin 18.12.2014 gün ve 2014/23677-2014/19024 sayılı ilamı ile bozulmuş; mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; dava dilekçesinin yargı yolu bakımından görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacı vekili tarafından görev uyuşmazlığının giderilmesi talepli dilekçe vermesi üzerine mahkemece talep temyiz dilekçesi olarak değerlendirilerek temyiz harç ve posta masraflarının süresinde ikmal edilmemesi nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu ek karar da yine davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin, 20.11.2015 tarihli dilekçesi ile dosyanın görev uyuşmazlığı giderilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi talep ettiği, yerel mahkemece bu talebin temyiz dilekçesi olarak değerlendirildiği, temyiz harç ve posta giderlerinin tamamlaması için davacı vekiline muhtıra çıkartıldığı, davacı vekilinin muhtıraya cevap vererek kararı temyiz etmediklerini zaten kararın kesinlik sınırının altında olduğunu, temyizi kabil bir karar olmadığını, taleplerinin yargı yolu belirlenmesi için
Yargıtaya gönderilmesi olduğunu beyan ettiği ve davacı vekilinin bir temyiz iradesinin bulunmadığı gözetildiğinde, temyiz isteminin reddine dair verilen ek kararı temyiz etmekte davacı vekilinin hukuki yararı bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 06/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın yargı yolu bakımından reddine dair verilen hükme karşı davacı vekili tarafından görev uyuşmazlığının giderilmesi talepli dilekçe vermesi üzerine mahkemece talep temyiz dilekçesi olarak değerlendirlerek temyiz harç ve posta masraflarının süresinde ikmal edilmemesi nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu ek karar da davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine dair verilen karar, Dairemizin 18.12.2014 gün ve 2014/23677-2014/19024 sayılı ilamı ile bozulmuş; mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; dava dilekçesinin yargı yolu bakımından görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacı vekili tarafından görev uyuşmazlığının giderilmesi talepli dilekçe vermesi üzerine mahkemece talep temyiz dilekçesi olarak değerlendirilerek temyiz harç ve posta masraflarının süresinde ikmal edilmemesi nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu ek karar da yine davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin, 20.11.2015 tarihli dilekçesi ile dosyanın görev uyuşmazlığı giderilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi talep ettiği, yerel mahkemece bu talebin temyiz dilekçesi olarak değerlendirildiği, temyiz harç ve posta giderlerinin tamamlaması için davacı vekiline muhtıra çıkartıldığı, davacı vekilinin muhtıraya cevap vererek kararı temyiz etmediklerini zaten kararın kesinlik sınırının altında olduğunu, temyizi kabil bir karar olmadığını, taleplerinin yargı yolu belirlenmesi için
Yargıtaya gönderilmesi olduğunu beyan ettiği ve davacı vekilinin bir temyiz iradesinin bulunmadığı gözetildiğinde, temyiz isteminin reddine dair verilen ek kararı temyiz etmekte davacı vekilinin hukuki yararı bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 06/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.