Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/2115 K.2017/9502
Özet: Uyuşmazlık, davacının eşi, çocuğu ve motoruyla 11.09.2010’da kazaya karışarak yaralanmasından dolayı 2.000 TL maddi ve 8.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmasıdır; mahkeme, maddi tazminatı reddetmiş ancak manevi tazminatı 2.000 TL olarak kısmen kabul etmiş ve bu tutarı davalıdan tahsil ederek davacıya ödemiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin eşi ve çocuğu ile kendisine ait motosikleti ile 11.09.2010 tarihinde seyrederken, arkadan gelen ve davalının kullandığı... plakalı aracın arkadan çarpması sonucu yaralandığını, bu kazada müvekkilinin eşi ve çocuğunun da yaralandığını, müvekkilinin ayak bileğinde kırık oluştuğunu, birden çok kez ameliyat geçiren müvekkilinin ayak bileğinin hala iyileşmediğini ve yeniden ameliyat geçirme ihtimalinin bulunduğunu, kazadan bu güne kadar çalışmayan müvekkilinin bu kaza nedeni ile 2.000,00 TL. gelir kaybının olduğunu brlirterek 2.000,00 TL. maddi ve 8.000,00 TL. manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat yönünden talebini 18.074,50 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, maddi tazminat davasının reddine manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 2.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı hakkındaki maddi tazminat davası ıslah edilen miktar olan 18.074,50 TL yönünden tümüyle reddedilmiş olmasına rağmen reddedilen maddi tazminat yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması, doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün, 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMUK’nun 438/7. maddesi uyarınca, aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 6. bendinin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılarak yerine 6. bent olarak "Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2014 yılı avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat yönünden 1.500,00 TL vekalet ücretinin, reddedilen maddi tazminat yönünden 2.168,94 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine", ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 24.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin eşi ve çocuğu ile kendisine ait motosikleti ile 11.09.2010 tarihinde seyrederken, arkadan gelen ve davalının kullandığı... plakalı aracın arkadan çarpması sonucu yaralandığını, bu kazada müvekkilinin eşi ve çocuğunun da yaralandığını, müvekkilinin ayak bileğinde kırık oluştuğunu, birden çok kez ameliyat geçiren müvekkilinin ayak bileğinin hala iyileşmediğini ve yeniden ameliyat geçirme ihtimalinin bulunduğunu, kazadan bu güne kadar çalışmayan müvekkilinin bu kaza nedeni ile 2.000,00 TL. gelir kaybının olduğunu brlirterek 2.000,00 TL. maddi ve 8.000,00 TL. manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat yönünden talebini 18.074,50 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, maddi tazminat davasının reddine manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 2.000,00 TL manevi tazminat alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı hakkındaki maddi tazminat davası ıslah edilen miktar olan 18.074,50 TL yönünden tümüyle reddedilmiş olmasına rağmen reddedilen maddi tazminat yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması, doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün, 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMUK’nun 438/7. maddesi uyarınca, aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 6. bendinin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılarak yerine 6. bent olarak "Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2014 yılı avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat yönünden 1.500,00 TL vekalet ücretinin, reddedilen maddi tazminat yönünden 2.168,94 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine", ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 24.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.