Yargıtay 17. Hukuk Dairesi İcra ve İflas Hukuku
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2011/2673 K.2011/3139
Özet: (1) Uyuşmazlık, 3. kişinin İcra ve İflas Hukuku Mahkemesi’nin 96 vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası olup, aracın haczedilmesinden önce noter satış sözleşmesiyle satın alındığını iddia etmesidir. (2) Mahkeme, aracın satışının ihtiyati haciz kararından sonra yapıldığını ve devrin muvazaalı olduğunu gerekçelendirecek şekilde davayı reddetti.
MAHKEMESİ: İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı 3. kişi vekili, Gaziantep 7. İcra Müdürlüğünün 2009/24748 Esas sayılı takip dosyasında haczedilen ... plakalı aracın, müvekkili tarafından hacizden önceki bir tarihte borçludan noter satış sözleşmesi ile satın alındığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, devrin muvazaalı olduğunu davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu aracın satışının ihtiyati haciz kararından sonra yapıldığı, devrin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK.nun 96 vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
Borçlu şirket, takip tarihinden kısa bir süre önce dava konusu araç ile birlikte başka araçlarını da borcun doğumundan sonra, takip tarihinden kısa bir süre önce 3. kişilere satmıştır. Davacı 3. kişinin borcun doğumundan sonra birbirine yakın tarihlerde İİK.nun 280/3. maddesi kapsamında alacaklıya zarar verme kastı ile ticari emtiasının önemli bir bölümünü üçüncü kişilere devrettiği dairemizce aynı gün incelemesi yapılan diğer dosyalardan anlaşılmaktadır. Borçlunun 26.10.2009 tarihinde... plakalı araç ile birlikte 2.11.2009 tarihinde... plakalı diğer araçlarının 3. kişilere satılması, 3. kişilerin borçlunun alacaklılarına zarar verme kastını bildiğini, borçlunun da bu kasıt ile hareket ettiğini gösterir. Bu durumda davacı 3. kişinin bu yöndeki yasal karinenin aksini ispat edemediği kabul edilerek davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı 3. kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3. kişiden alınmasına 7.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı 3. kişi vekili, Gaziantep 7. İcra Müdürlüğünün 2009/24748 Esas sayılı takip dosyasında haczedilen ... plakalı aracın, müvekkili tarafından hacizden önceki bir tarihte borçludan noter satış sözleşmesi ile satın alındığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde açılmadığını, devrin muvazaalı olduğunu davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu aracın satışının ihtiyati haciz kararından sonra yapıldığı, devrin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK.nun 96 vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
Borçlu şirket, takip tarihinden kısa bir süre önce dava konusu araç ile birlikte başka araçlarını da borcun doğumundan sonra, takip tarihinden kısa bir süre önce 3. kişilere satmıştır. Davacı 3. kişinin borcun doğumundan sonra birbirine yakın tarihlerde İİK.nun 280/3. maddesi kapsamında alacaklıya zarar verme kastı ile ticari emtiasının önemli bir bölümünü üçüncü kişilere devrettiği dairemizce aynı gün incelemesi yapılan diğer dosyalardan anlaşılmaktadır. Borçlunun 26.10.2009 tarihinde... plakalı araç ile birlikte 2.11.2009 tarihinde... plakalı diğer araçlarının 3. kişilere satılması, 3. kişilerin borçlunun alacaklılarına zarar verme kastını bildiğini, borçlunun da bu kasıt ile hareket ettiğini gösterir. Bu durumda davacı 3. kişinin bu yöndeki yasal karinenin aksini ispat edemediği kabul edilerek davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı 3. kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3. kişiden alınmasına 7.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.