Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Ticaret Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/9073 K.2011/4348
Özet: (1) Davacının alacaklı banka ile borçlu davalı arasında yapılan kredi sözleşmesinin 41. maddesinde belirtilen Samsun mahkemelerinin yetkili olduğu kabul edilerek, borçlunun taşınmazını başka bir davalına satması nedeniyle tasarrufun iptali talebi; (2) Mahkeme, davacının temyiz itirazlarını kabul ederek yetkisizlik kararını bozdu ve 5.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar vererek davayı ilgili mahkemede devam ettirmeye karar verdi.
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili davalılardan ...’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalı ...’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar yetki itirazı ile birlikte davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, mahkemenin yetkisizliğine dosyanın talep halinde yetkili Merzifon Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Bu tür davalar ayni değil, şahsi davalardır. Bu nedenle bu davalar genel yetki kurallarına göre HUMK.nun 9. maddesi uyarınca davalının ikametgahı mahkemesinde görülür. Davalılar birden fazla ise davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılabilir. Alacaklı davacı ile borçlu davalı arasında yazılı yetki sözleşmesi varsa sözleşmede gösterilen yer mahkemesi de HUMK.nun 22. maddesine göre yetkilidir. Bu tür davalarda borçlu ile üçüncü kişi konumundaki diğer davalı arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan borçlu davalı tarafından yapılan yazılı yetki sözleşmesi diğer davalıyı da bağlar. Yine bu tür davalarda HUMK.nun 13. Maddesinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Somut olayda davacı alacaklı banka ile borçlu davalı ... arasında yapılan kredi sözleşmelerinin 41. Maddesinde Samsun mahkemelerinin yetkili olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda davacı davasını yetkili mahkemede açmış olduğundan, mahkemece davanın esasına girilerek, tarafların delillerinin toplanması ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu üzere yetkisizlik kararı verilmeis doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 5.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili davalılardan ...’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalı ...’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar yetki itirazı ile birlikte davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, mahkemenin yetkisizliğine dosyanın talep halinde yetkili Merzifon Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Bu tür davalar ayni değil, şahsi davalardır. Bu nedenle bu davalar genel yetki kurallarına göre HUMK.nun 9. maddesi uyarınca davalının ikametgahı mahkemesinde görülür. Davalılar birden fazla ise davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılabilir. Alacaklı davacı ile borçlu davalı arasında yazılı yetki sözleşmesi varsa sözleşmede gösterilen yer mahkemesi de HUMK.nun 22. maddesine göre yetkilidir. Bu tür davalarda borçlu ile üçüncü kişi konumundaki diğer davalı arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan borçlu davalı tarafından yapılan yazılı yetki sözleşmesi diğer davalıyı da bağlar. Yine bu tür davalarda HUMK.nun 13. Maddesinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Somut olayda davacı alacaklı banka ile borçlu davalı ... arasında yapılan kredi sözleşmelerinin 41. Maddesinde Samsun mahkemelerinin yetkili olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda davacı davasını yetkili mahkemede açmış olduğundan, mahkemece davanın esasına girilerek, tarafların delillerinin toplanması ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı olduğu üzere yetkisizlik kararı verilmeis doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 5.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.