Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2008/3207 K.2008/4191
Özet: Uyuşturma konusu, kasko sigortalı bir aracın trafik kazası sonucu hasar gören müvekkilin, hasarın tazmin edilmediğini iddia ederek 18.075,52 YTL’nin aylık %9 faiziyle birlikte tahsilini talep etmesidir; mahkeme, davalıların husumet nedeniyle reddine karar vererek, 2.100,00 YTL’nin avans faizli tahsilini ve hurda aracın iadesini öngörmüş ancak temyiz dilekçesinin süre dışı olması sebebiyle temyiz talebini reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili, davalılara kasko sigortalı olan müvekkiline ait aracın trafik kazası sonucu hasara uğradığını, başvuruya rağmen hasarın tazmin edilmediğini belirterek, sigorta bedeli, munzam zarar ve diğer zararlar için 18.075.52 YTL’nin aylık %9 faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı aracının pert total olmasından dolayı hem sigorta bedelini hem de araç değerini talep edemeyeceğini, munzam zarar iddiasının dayanaksız olduğunu, temerrüde düşürülmediklerini, yasal faiz istenebileceğini bildirerek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, Yüksek Yargıtay 11.H.D.’nin 02.03.2006 tarih, 2004/15339 Esas ve 2006/2106 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalılar .... İç Anadolu Bölge Müdürlüğü ve .... Karadeniz Bölge Müdürlüğü hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, 2.100.00 YTL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ....’nden tahsiline, serviste bulunan dava konusu hurda aracın davalı ....’ne iadesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkeme hükmü davacı vekiline, 08.11.2006 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi H.U.M.K.nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 11.12.2006 tarihinde harç yatırılarak temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22.9.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili, davalılara kasko sigortalı olan müvekkiline ait aracın trafik kazası sonucu hasara uğradığını, başvuruya rağmen hasarın tazmin edilmediğini belirterek, sigorta bedeli, munzam zarar ve diğer zararlar için 18.075.52 YTL’nin aylık %9 faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı aracının pert total olmasından dolayı hem sigorta bedelini hem de araç değerini talep edemeyeceğini, munzam zarar iddiasının dayanaksız olduğunu, temerrüde düşürülmediklerini, yasal faiz istenebileceğini bildirerek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, Yüksek Yargıtay 11.H.D.’nin 02.03.2006 tarih, 2004/15339 Esas ve 2006/2106 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalılar .... İç Anadolu Bölge Müdürlüğü ve .... Karadeniz Bölge Müdürlüğü hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, 2.100.00 YTL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ....’nden tahsiline, serviste bulunan dava konusu hurda aracın davalı ....’ne iadesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkeme hükmü davacı vekiline, 08.11.2006 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi H.U.M.K.nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 11.12.2006 tarihinde harç yatırılarak temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22.9.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.