Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2018/2997 K.2019/5753
Özet: Uyuşmazlık, 04.03.2010 tarihinde verilen hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından oluşan mahkumiyet kararının usulsüz tebligat ve zamanaşımı nedeniyle geçerliliğinin sorgulanmasıdır. Mahkeme, kararın geçerliliğini bozan nedenleri belirleyerek, 17.04.2019 tarihinde oy birliğiyle mahkumiyet kararını bozduktan sonra davayı düşürmeye karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında 04.03.2010 tarihli mahkumiyet kararının sanığın adresine 20.04.2010 tarihinde tebliğ edildiği, ancak sanığın bu tarihlerde UYAP kayıtlarına göre, cezaevinde olduğunun anlaşılması karşısında; tebligatın usulsüz olduğu belirlenmiş olup sanık hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin kesinleşmemiş olduğu; dosya içeriğinde sanığın savunmasında belirttiği ''Gece hatırlamadığım bir saatte'' ifadesinden başkaca olay saatini aydınlatacak kamera kaydı, tanık vs delil olmaması karşısında; söz konusu ifadenin TCK'nun 6/e maddesinde gece kavramını tanımlayan şartları taşımaması sebebiyle hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarının gündüz işlendiğinin kabulü gerekmiş olup diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın eylemine uyan TCK'nun 142/1-a, 116/2 ve 151/1 maddelerinde düzenlenen hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarının gerektirdiği cezaların miktarları ve üst sınırlarına göre, TCK'nun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıl asli dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesecek bir neden bulunmadığından mahkumiyet tarihi olan 04.03.2010 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davalarının CMK'nun 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 17.04.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında 04.03.2010 tarihli mahkumiyet kararının sanığın adresine 20.04.2010 tarihinde tebliğ edildiği, ancak sanığın bu tarihlerde UYAP kayıtlarına göre, cezaevinde olduğunun anlaşılması karşısında; tebligatın usulsüz olduğu belirlenmiş olup sanık hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin kesinleşmemiş olduğu; dosya içeriğinde sanığın savunmasında belirttiği ''Gece hatırlamadığım bir saatte'' ifadesinden başkaca olay saatini aydınlatacak kamera kaydı, tanık vs delil olmaması karşısında; söz konusu ifadenin TCK'nun 6/e maddesinde gece kavramını tanımlayan şartları taşımaması sebebiyle hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarının gündüz işlendiğinin kabulü gerekmiş olup diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın eylemine uyan TCK'nun 142/1-a, 116/2 ve 151/1 maddelerinde düzenlenen hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarının gerektirdiği cezaların miktarları ve üst sınırlarına göre, TCK'nun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıl asli dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesecek bir neden bulunmadığından mahkumiyet tarihi olan 04.03.2010 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından açılan kamu davalarının CMK'nun 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 17.04.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.