Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2018/2370 K.2018/9079
Özet: Uyuşmazlık, 08 Ocak 2003’te mağdurun cebinden 20 TL çalan sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusuyla ilgilidir. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın temyiz sorunu için gerekli prosedürleri yerine getirmediğini ve miktarın azlığı nedeniyle cezanın indirimini göz önünde bulundurarak, mahkumiyet kararının bozulmasına ve yeni yargılama yapılmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık ....’ın, 08/09/2003 tarihinde talimat mahkemesince yapılan sorgusunda müdafii istemediğini belirttiği gibi, 5271 sayılı CMK’nın 150/2-3. maddesi gereğince de sanığa zorunlu müdafii atanmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı halde mahkemece, sanığa soruşturma aşamasında atanan müdafiine duruşma gününün tebliği üzerine duruşmaya gelen ve sanığın haberdar olmadığı Av. ....’ün sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünü temyize yetkisi bulunmadığından; aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine dair verilen 25/04/2016 tarihli ek kararın ONANMASINA,
2-Sanık ...’ın temyiz isteminin incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, mağdurun cebinde bulunan parayı çaldıktan sonra yanından ayrıldığı, daha sonra mağdurun parasının çalındığını anlayarak geri dönüp sanıktan parasını geri vermesini istediği, sanığın kendisini azarlayarak kovması üzerine caddeye çıkarak ring görevini yapan polis ekibine şikayette bulunması üzerine, ekip aracına alınarak çevrede yapılan aramada sanığın yakalanarak üzerinde bulunan suça konu paraya el konulduğunun anlaşılması karşısında, kesintisiz takip olmaksızın sanığın yakalandığı ve suçun tamamlandığı gözetilmeden yazılı şekilde teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
2-Müştekinin cebinden 20,00 TL’nin sanık tarafından çalındığı olayda, sanık hakkında suçun işleniş şekli ve özellikleri itibarıyla ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin 20,00 TL olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla, miktar olarak az olması nedeniyle TCK'nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 21.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet, temyiz isteminin reddi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık ....’ın, 08/09/2003 tarihinde talimat mahkemesince yapılan sorgusunda müdafii istemediğini belirttiği gibi, 5271 sayılı CMK’nın 150/2-3. maddesi gereğince de sanığa zorunlu müdafii atanmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı halde mahkemece, sanığa soruşturma aşamasında atanan müdafiine duruşma gününün tebliği üzerine duruşmaya gelen ve sanığın haberdar olmadığı Av. ....’ün sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünü temyize yetkisi bulunmadığından; aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine dair verilen 25/04/2016 tarihli ek kararın ONANMASINA,
2-Sanık ...’ın temyiz isteminin incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, mağdurun cebinde bulunan parayı çaldıktan sonra yanından ayrıldığı, daha sonra mağdurun parasının çalındığını anlayarak geri dönüp sanıktan parasını geri vermesini istediği, sanığın kendisini azarlayarak kovması üzerine caddeye çıkarak ring görevini yapan polis ekibine şikayette bulunması üzerine, ekip aracına alınarak çevrede yapılan aramada sanığın yakalanarak üzerinde bulunan suça konu paraya el konulduğunun anlaşılması karşısında, kesintisiz takip olmaksızın sanığın yakalandığı ve suçun tamamlandığı gözetilmeden yazılı şekilde teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
2-Müştekinin cebinden 20,00 TL’nin sanık tarafından çalındığı olayda, sanık hakkında suçun işleniş şekli ve özellikleri itibarıyla ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin 20,00 TL olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla, miktar olarak az olması nedeniyle TCK'nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 21.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.