Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/3993 K.2018/8180
Özet: Uyuşmazlık, gece vakti işlenen hırsızlık suçu nedeniyle bir çocuğun cezai sorumluluğunun belirlenmesi ve ilgili hırsızlıkta uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağıdır. Mahkeme, uzlaşma yoksunluğunu kabul ederek, hırsızlığı cezaya bağlamış ve sanığı mahkum etmiş, temyiz gerekçelerinin büyük kısmını reddetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de; hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde eylemin nitelikli hırsızlık suçuna dönüşeceği ve eylemi uzlaşma kapsamı dışına çıkaracağı gözetilip yüklenen suçu müşteki beyanına göre gece vakti işlediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Müştekinin olaydan hemen sonra alınan ifadesinde suçun gece vakti saat 00.00’da işlendiğini beyan etmesi karşısında; sanık hakkında TCK'nın 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
2) Zararın soruşturma aşamasında giderildiği anlaşılmakla; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 01/03/2016 tarih, 2015/2/832 Esas ve 2016/102 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi uyarınca aynı maddenin 2. fıkrasındaki indirim oranı nazara alınarak 1/2 oranından fazla oranda indirim yapılması gerekirken, aynı yasanın 168/2. maddesine göre 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
3) T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından CMUK'nun 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 04/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de; hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde eylemin nitelikli hırsızlık suçuna dönüşeceği ve eylemi uzlaşma kapsamı dışına çıkaracağı gözetilip yüklenen suçu müşteki beyanına göre gece vakti işlediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Müştekinin olaydan hemen sonra alınan ifadesinde suçun gece vakti saat 00.00’da işlendiğini beyan etmesi karşısında; sanık hakkında TCK'nın 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
2) Zararın soruşturma aşamasında giderildiği anlaşılmakla; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 01/03/2016 tarih, 2015/2/832 Esas ve 2016/102 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi uyarınca aynı maddenin 2. fıkrasındaki indirim oranı nazara alınarak 1/2 oranından fazla oranda indirim yapılması gerekirken, aynı yasanın 168/2. maddesine göre 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
3) T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından CMUK'nun 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 04/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.