Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2017/1589 K.2017/12650
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların hırsızlık suçundan dolayı yürütülen sanık konusundaki yargıla ilgili temyiz başvuruyla ilgiliydi. Mahkeme, sanıkların hırsızlıkla suçlanan eylemlerinin kanunlara uygun olduğunu belirleyerek 10 ay hapis cezası ve adli para cezası ile mahkumiyet kararı verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıkların eyleminin TKCK'nın 141/1 ve 143. maddelerine uyduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulamayacağı görüşü ile yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanıklar hakkında kurulan Yumurtalık Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/281 Esas ve 2007/71 Karar sayılı hükmünde sanıklar hakkında erteleme hükümlerinin uygulandığı, sanıklar müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 19.06.2014 tarih, 2014/8790 Esas ve 2014/12754 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulduğu, bozmadan sonra kurulan hükümde, sanıklar hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmakla, önceki kararda uygulanan ertelemeye dair hükmün CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiğinin gözetilmemesi,
2) Mahkeme bozma sonrası hüküm kurarken, 12.06.2007 tarih, 2006/281 Esas ve 2007/71 Karar sayılı ilamı ile sonuç olarak 10 ay hapis cezası verildiğinden ve bu hüküm sadece sanıklar tarafından temyiz edildiğinden aleyhe hüküm verme yasağı ve kazanılmış hak ilkeleri gereğince sanıkların sonuç olarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verdiği, oysa 12.06.2007 tarihli ilk hükümde sanıklar hakkında 10 ay hapis 80 gün adli para cezasına hükmedildiği anlaşılmakla sanıklar hakkında eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanıkların kazanılmış haklarının gözetilmesine, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıkların eyleminin TKCK'nın 141/1 ve 143. maddelerine uyduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulamayacağı görüşü ile yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Sanıklar hakkında kurulan Yumurtalık Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/281 Esas ve 2007/71 Karar sayılı hükmünde sanıklar hakkında erteleme hükümlerinin uygulandığı, sanıklar müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 19.06.2014 tarih, 2014/8790 Esas ve 2014/12754 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulduğu, bozmadan sonra kurulan hükümde, sanıklar hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmakla, önceki kararda uygulanan ertelemeye dair hükmün CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak teşkil ettiğinin gözetilmemesi,
2) Mahkeme bozma sonrası hüküm kurarken, 12.06.2007 tarih, 2006/281 Esas ve 2007/71 Karar sayılı ilamı ile sonuç olarak 10 ay hapis cezası verildiğinden ve bu hüküm sadece sanıklar tarafından temyiz edildiğinden aleyhe hüküm verme yasağı ve kazanılmış hak ilkeleri gereğince sanıkların sonuç olarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verdiği, oysa 12.06.2007 tarihli ilk hükümde sanıklar hakkında 10 ay hapis 80 gün adli para cezasına hükmedildiği anlaşılmakla sanıklar hakkında eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanıkların kazanılmış haklarının gözetilmesine, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.