Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/350 K.2016/7506
Özet: Karşılıksız yararlanma suçundan savcılık tarafından açılan davanın, 08.07.2004 tarihli suç girişiminin 07 yıl 06 ay ile geciktirilmiş zamanaşımının 16.12.2014 tarihine kadar aşılmaması sebebiyle mahkemeye yansıtılması nedeniyle, 12.05.2016’da oybirliğiyle kabul edilip zamanaşımı nedeniyle DÜŞMİŞ olarak karar verilip sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek,
gereği görüşülüp düşünüldü: Hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kamu davası açılan sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 491/ilk-2, 102/4, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-f, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, 5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14.09.2010 tarihi ile daha sonra kesinleşen yeniden işlediği kasıtlı suçun tarihi olan 22.02.2012 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresi durmuş ise de, aynı Yasa'nın 102/4, 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık uzamış zamanaşımının suç tarihi olan 08.07.2004 gününden inceleme konusu kararın verildiği 16.12.2014 tarihine kadar geçmiş bulunduğu gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve O yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 12.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek,
gereği görüşülüp düşünüldü: Hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kamu davası açılan sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 491/ilk-2, 102/4, 104/2. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-f, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, 5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14.09.2010 tarihi ile daha sonra kesinleşen yeniden işlediği kasıtlı suçun tarihi olan 22.02.2012 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresi durmuş ise de, aynı Yasa'nın 102/4, 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık uzamış zamanaşımının suç tarihi olan 08.07.2004 gününden inceleme konusu kararın verildiği 16.12.2014 tarihine kadar geçmiş bulunduğu gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve O yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 12.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.