Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/19443 K.2017/7205
Özet: Uyuşmazlık, 07.11.2004 tarihinde evin salonundaki pimapen pencere ve oturma odasındaki camın zorlanarak açılmasıyla bağlantılı hırsızlık olayının işlendiği iddiası üzerinedir; Mahkemeye tutanak ve uzman bilirkişi ile zorlanma izlerinin bulunduğu, camın kırıldığı raporu sunulmuştur. Mahkeme, sanığın bu eyleminin 765 sayılı TCK’da belirtilen hırsızlık suçundan ve 5237 sayılı TCK’da konut dokunulmazlığı ihlali, mala zarar verme gibi suçlardan dolayı suçlu bulunduğunu karara koyarak mahkumiyet kararını vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
07.11.2004 tarihli görgü tespit tutanağına göre, evin salonundaki pimapen penceresinin zorlanarak açıldığının ve zorlama izlerinin olduğunun, ayrıca oturma odasındaki zemin kısımdan bahçeye açılan kapının üst kısmında bulunan 70X40 cm ebatlarındaki camın da kırıldığını belirtilmiş olması karşısında; olay yerinde uzman bilirkişi ile keşif yapılıp pimapen pencerenin ve camın sağlam ve muhkem olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre, sanığın eyleminin 765 sayılı TCK nın 493/1-son veya 492/1. maddeleri kapsamında olup olmadığının tartışılması ile sanığın eyleminin aynı zamanda 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143/1, 116/1-4, 119/1-c, 151/1. maddelerinde düzenlenen hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, ve müştekinin şikayetinin bulunması nedeniyle mala zarar vermek suçu yönünden 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma imkanı değerlendirilip sonucuna göre lehe Yasa'nın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının gözetilmesine, 07.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
07.11.2004 tarihli görgü tespit tutanağına göre, evin salonundaki pimapen penceresinin zorlanarak açıldığının ve zorlama izlerinin olduğunun, ayrıca oturma odasındaki zemin kısımdan bahçeye açılan kapının üst kısmında bulunan 70X40 cm ebatlarındaki camın da kırıldığını belirtilmiş olması karşısında; olay yerinde uzman bilirkişi ile keşif yapılıp pimapen pencerenin ve camın sağlam ve muhkem olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre, sanığın eyleminin 765 sayılı TCK nın 493/1-son veya 492/1. maddeleri kapsamında olup olmadığının tartışılması ile sanığın eyleminin aynı zamanda 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143/1, 116/1-4, 119/1-c, 151/1. maddelerinde düzenlenen hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, ve müştekinin şikayetinin bulunması nedeniyle mala zarar vermek suçu yönünden 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma imkanı değerlendirilip sonucuna göre lehe Yasa'nın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının gözetilmesine, 07.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.