Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/18882 K.2017/6048
Özet: Mahkeme, 23.09.2004’te işlenen hırsızlık suçunun 23.09.2004‑12.01.2012 arası hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ardından 04.04.2013 tarihinde işlenen ikinci suçu değerlendirerek, 11/2004‑12/2012 süresinde zamanaşımı süresi dolduğu ve 30.04.2015’de kesinleşen mahkumiyet hükmünün ardından 10.11.2015’te hükmün açıklandığını, 2005-2012 arası zamanaşımı nedeniyle kararın 22.05.2017’de oybirliğiyle bozulduğunu kabul eder.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık için; mahkemenin 23.09.2004 tarihinde işlenen suç için 06.12.2011 tarihinde 5271 sayılı CMK'nın 231/6-son cümlesi hükmü uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiği ve bu kararın 12.01.2012 tarihinde kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesinden itibaren ve denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve 30.04.2015 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle 10.11.2015 tarihinde hükmün açıklandığı; böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 12.01.2012 ila deneme süresi içinde ikinci suçu işlediği 04.04.2013 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Suçun işlendiği tarih olan 23.09.2004 ile inceleme tarihi arasında sanık hakkında uygulanan ve zamanaşımı süresi bakımından lehe olan 765 sayılı TCK'nın 491/3-son. maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Yasa'nın 102/4, 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz nedeni bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 22.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık için; mahkemenin 23.09.2004 tarihinde işlenen suç için 06.12.2011 tarihinde 5271 sayılı CMK'nın 231/6-son cümlesi hükmü uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiği ve bu kararın 12.01.2012 tarihinde kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesinden itibaren ve denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve 30.04.2015 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle 10.11.2015 tarihinde hükmün açıklandığı; böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 12.01.2012 ila deneme süresi içinde ikinci suçu işlediği 04.04.2013 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Suçun işlendiği tarih olan 23.09.2004 ile inceleme tarihi arasında sanık hakkında uygulanan ve zamanaşımı süresi bakımından lehe olan 765 sayılı TCK'nın 491/3-son. maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Yasa'nın 102/4, 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz nedeni bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 22.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.