Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/18492 K.2017/2204
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi nedeniyle mahkumiyet kararı verilmesinin, ilgili kanun ve Anayasa hükümlerine uygun olarak açık gerekçeli karar verilip verilemediğiydı; Mahkeme, yazılı şekilde verilen ve gerekçe bölümünde delillerin tartışılmadığı mahkumiyet kararını bozarak yeni bir karar vermeye karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece ihbar sonrası duruşma açılarak sanığın duruşmaya çağrılması, diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine imkan verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi, reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan delillerin neler olduğu ve nedenlerinin gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat, suça sürüklenen çocuğun suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi ve CMK’nın 230 maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden 03/02/2011 tarih, 2009/361 Esas ve 2011/38 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına dair karara atıfta bulunularak gerekçesiz yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece ihbar sonrası duruşma açılarak sanığın duruşmaya çağrılması, diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Anayasa'nın 141 ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine imkan verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi, reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan delillerin neler olduğu ve nedenlerinin gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat, suça sürüklenen çocuğun suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi ve CMK’nın 230 maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden 03/02/2011 tarih, 2009/361 Esas ve 2011/38 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına dair karara atıfta bulunularak gerekçesiz yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.