Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/16297 K.2018/14159
Özet: Uyuşmazlık, 30 Eylül 2012 tarihli hırsızlık suçundan hüküm bekleyen sanığın kararın teknik hatalar ve cezanın yanlış değerlendirilmesi nedeniyle temyiz talebidir; mahkeme, sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığını, başlıktaki tarih hatasını, gerekçeli karar başlığında eksik bilgileri ve gözaltı süresinin cezasından mahsup edilmesi gerekliliğini tespit ederek kararın bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, şikayetçi kuruluşa ait telefon kablolarını kestikten sonra olay yerine kolluğun gelmesi ile kabloları bulunduğu yerden götüremeden, olay yerine 45 - 50 metre mesafede yakalandığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 35/2. maddesi uyarınca cezasından uygun miktarda indirim yapılması gerekirken, eylemin tamamlanmış suç olarak değerlendirilmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilerek sanık hakkında fazla ceza tayini,
2-Suç tarihi “30/09/2012” olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında hatalı olarak “29/09/2012” olarak yazılması,
3-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi uyarınca gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman diliminin yazılması gerekirken yazılmaması,
4-5271 sayılı CMK'nın 232. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendi uyarınca gerekçeli karar başlığında sanığın gözaltında kaldığı tarihin ve sürenin yazılması gerekirken yazılmaması,
5-5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca sanığın gözaltında geçirdiği sürenin cezasından mahsubuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
6-Şile Cumhuriyet Başsavcılığı'nca emanete alınan eşyalar ile ilgili bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz talebi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 12/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, şikayetçi kuruluşa ait telefon kablolarını kestikten sonra olay yerine kolluğun gelmesi ile kabloları bulunduğu yerden götüremeden, olay yerine 45 - 50 metre mesafede yakalandığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 35/2. maddesi uyarınca cezasından uygun miktarda indirim yapılması gerekirken, eylemin tamamlanmış suç olarak değerlendirilmesi suretiyle yazılı şekilde karar verilerek sanık hakkında fazla ceza tayini,
2-Suç tarihi “30/09/2012” olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında hatalı olarak “29/09/2012” olarak yazılması,
3-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi uyarınca gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman diliminin yazılması gerekirken yazılmaması,
4-5271 sayılı CMK'nın 232. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendi uyarınca gerekçeli karar başlığında sanığın gözaltında kaldığı tarihin ve sürenin yazılması gerekirken yazılmaması,
5-5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca sanığın gözaltında geçirdiği sürenin cezasından mahsubuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
6-Şile Cumhuriyet Başsavcılığı'nca emanete alınan eşyalar ile ilgili bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz talebi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 12/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.