Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/16068 K.2017/10223
Özet: (1) Çocuğun 2006'da işlediği hırsızlık suçundan, 2009'da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 2014'te kesinleşen mahkumiyet kararı sonrasında, 27.04.2009 ile 04.09.2014 dönemleri arasında ihlal edilen zamanaşımı süresi sebebiyle davanın iptal edilmesi isteniyor; (2) Asliye Ceza Mahkemesi, 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar vererek, mahkumiyetin zamanaşımı nedeniyle iptal edilmesine ve ilgili kamu davalarının kaldırılmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Suça sürüklenen çocuk için; mahkemenin 27.11.2006 tarihinde işlenen suç için 10.03.2009 tarihinde 5271 sayılı CMK'nın 231/6-son cümlesi hükmü uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiği ve bu kararın 27.04.2009 tarihinde kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesinden itibaren ve denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve 19.02.2014 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle 04.09.2014 tarihinde hükmün açıklandığı; böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 27.04.2009 ila deneme süresi içinde ikinci suçu işlediği 14.01.2011 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubu arasında bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan ve 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e, 31/3. maddesinde tanımlanan cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e, 66/2 maddesinde öngörülen 5 yıl 4 aylık zamanaşımının suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı tarih olan 22.05.2007 ile son mahkumiyet kararın verildiği 04.09.2014 tarihi arasında geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Suça sürüklenen çocuk için; mahkemenin 27.11.2006 tarihinde işlenen suç için 10.03.2009 tarihinde 5271 sayılı CMK'nın 231/6-son cümlesi hükmü uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiği ve bu kararın 27.04.2009 tarihinde kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesinden itibaren ve denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve 19.02.2014 tarihinde kesinleşen mahkumiyet hükmü nedeniyle 04.09.2014 tarihinde hükmün açıklandığı; böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 27.04.2009 ila deneme süresi içinde ikinci suçu işlediği 14.01.2011 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubu arasında bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan ve 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e, 31/3. maddesinde tanımlanan cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e, 66/2 maddesinde öngörülen 5 yıl 4 aylık zamanaşımının suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı tarih olan 22.05.2007 ile son mahkumiyet kararın verildiği 04.09.2014 tarihi arasında geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.