Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2016/12218 K.2017/2275
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın müştekinin cüzdanından 110 TL hırsızlık işlemi yapmasıdır; Mahkeme, bu eylemin TCK 141/1 maddesi uyarınca hırsızlık suçunu oluşturduğunu kabul ederek mahkumiyet kararı vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın, müştekinin yanına yaklaşarak fal bakacağını söyleyerek müştekiden 1,00 TL istediği, müştekinin 1,00 TL parayı verdikten sonra, sanığın müştekinin cüzdanında daha çok para olduğunu söyleyerek cüzdanını çıkartmasını istediği, bunun üzerine müştekinin sanığa 110,00 TL para verdiği, sanığın bu parayı aldıktan sonra olay yerinden hızla uzaklaştığı, daha sonra yakalanan sanığın üzerinde suça konu paranın kolluk görevlileri tarafından ele geçirildiği, müştekinin sanığa verdiği paranın zilyetliğini devretmeyip, kontrölü altında fala baktıktan sonra iadesi için vermesi karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğundan, tebliğnamedeki eylemin TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçuna uyduğuna ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın, müştekinin yanına yaklaşarak fal bakacağını söyleyerek müştekiden 1,00 TL istediği, müştekinin 1,00 TL parayı verdikten sonra, sanığın müştekinin cüzdanında daha çok para olduğunu söyleyerek cüzdanını çıkartmasını istediği, bunun üzerine müştekinin sanığa 110,00 TL para verdiği, sanığın bu parayı aldıktan sonra olay yerinden hızla uzaklaştığı, daha sonra yakalanan sanığın üzerinde suça konu paranın kolluk görevlileri tarafından ele geçirildiği, müştekinin sanığa verdiği paranın zilyetliğini devretmeyip, kontrölü altında fala baktıktan sonra iadesi için vermesi karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğundan, tebliğnamedeki eylemin TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçuna uyduğuna ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usullere göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 27.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.