Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/8739 K.2016/2073
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından hırsızlıkla birlikte suça sürüklenen çocuğun savunmasının zorunlu müdafi görevlendirilmesiyle ilgili Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesine aykırılık iddiasıdır. (2) Mahkeme, temyiz gerekçelerini yerinde bulduğundan ve hukuki hataları tespit ettiğinden, mahkumiyet kararını bozarak yeni bir yargılama başlatmaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan dolayı kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesine aykırı olarak TCK'nın 168. maddesinin TCK 31/3. maddesinden önce uygulanması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk ... ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Uygulama sırasında herbir sevk maddesi kendi içinde ayrı değerlendirmeye tabi tutulduğundan, ayrıca eylemin işlendiği saat nedeniyle mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki TCK'nın 143. maddesiyle ilgili bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Soruşturma aşamasında müştekiden çalınan eşyaların bir kısmının yapılan aramada ele geçirildiği, geri kalan kısmının ise sanığın babası tarafından müştekiye teslim edildiğinin anlaşılması karşısında; TCK'nın 168/1-4. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2) 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuğun savunmasını yapması için zorunlu müdafi görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiiye ödenen ücretin, suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 22.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan dolayı kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesine aykırı olarak TCK'nın 168. maddesinin TCK 31/3. maddesinden önce uygulanması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk ... ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Uygulama sırasında herbir sevk maddesi kendi içinde ayrı değerlendirmeye tabi tutulduğundan, ayrıca eylemin işlendiği saat nedeniyle mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki TCK'nın 143. maddesiyle ilgili bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Soruşturma aşamasında müştekiden çalınan eşyaların bir kısmının yapılan aramada ele geçirildiği, geri kalan kısmının ise sanığın babası tarafından müştekiye teslim edildiğinin anlaşılması karşısında; TCK'nın 168/1-4. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
2) 5271 sayılı CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuğun savunmasını yapması için zorunlu müdafi görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiiye ödenen ücretin, suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 22.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.