Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/6966 K.2015/9210
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın işyeri sigortasından kaynaklanan alacak ihtiyacı nedeniyle hırsızlık yaptığını iddia etmesine rağmen, bu iddiaların hukukî ilişki yaratmadığını tespit ederek Mahkemeye sunduğu anlaşmazlığı dikkate almadığını ve dosya kapsamındaki olayları sadece hırsızlık olarak değerlendirdiğini, sonuç olarak mahkumiyet kararını hüküm metniyle birlikte tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın 14.07.2010 tarihli sorgulama tutanağı incelenmesinden, müştekinin yanında 4-5 yıl süreyle çalıştığı, bu süre zarfında sanığın yerine getirdiği işçilik hizmeti karşılığında sigortasının yapılması gerektiği hususunda işverenle uyuşmazlık yaşadığı, sigorta giderlerinin yatırılmaması nedenine bağlı olarak işyerinden ayrıldığı, sigorta ücretinin yatırılmaması nedeniyle bu hırsızlık suçunu işlediğini savunduğu, müştekinin ise taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi yalanlamayarak 31.12.2010 tarihli celsede sanığa herhangi bir borcunun olmadığını, kendisine yeniden kendi işyerinde çalışması için evlerine kadar giderek ısrar ettiğini ileri sürmesi karşısında, gerçekleştirilen eylemin bu hukuki ilişkiler gözardı edilerek salt hırsızlık fiiliyle açıklanması, dosya kapsamındaki olgulara ve sanığın sabıkasız geçmişiyle bağdaşmamaktadır.
Hal böyleyken sanık ... ile müşteki ... arasında hukuki bir ilişki ve bu itibarla bir alacak meselesi bulunup bulunmadığı, eylemi sanığın alacaklarını tahsil amacıyla işleyip işlemediği hususunun araştırılıp tartışılarak bir sonuca varılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 12.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın 14.07.2010 tarihli sorgulama tutanağı incelenmesinden, müştekinin yanında 4-5 yıl süreyle çalıştığı, bu süre zarfında sanığın yerine getirdiği işçilik hizmeti karşılığında sigortasının yapılması gerektiği hususunda işverenle uyuşmazlık yaşadığı, sigorta giderlerinin yatırılmaması nedenine bağlı olarak işyerinden ayrıldığı, sigorta ücretinin yatırılmaması nedeniyle bu hırsızlık suçunu işlediğini savunduğu, müştekinin ise taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi yalanlamayarak 31.12.2010 tarihli celsede sanığa herhangi bir borcunun olmadığını, kendisine yeniden kendi işyerinde çalışması için evlerine kadar giderek ısrar ettiğini ileri sürmesi karşısında, gerçekleştirilen eylemin bu hukuki ilişkiler gözardı edilerek salt hırsızlık fiiliyle açıklanması, dosya kapsamındaki olgulara ve sanığın sabıkasız geçmişiyle bağdaşmamaktadır.
Hal böyleyken sanık ... ile müşteki ... arasında hukuki bir ilişki ve bu itibarla bir alacak meselesi bulunup bulunmadığı, eylemi sanığın alacaklarını tahsil amacıyla işleyip işlemediği hususunun araştırılıp tartışılarak bir sonuca varılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 12.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.