Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/29008 K.2017/7374
Özet: Uyuşmazlık, Elektrik Dağıtım A.Ş. için açılan karşılıksız yararlanma davasının temyizinde, sanığın kurumsal zararı giderme konusunda bilgilendirme edinilen haklarının eksik çalıştırılması nedeniyle mahkemeye yöneltilen savcı kararının geçerli olup olmadığıydı. Mahkeme, temyiz talebinin usulüne uygun olmadığını belirterek hükmü bozdu ve davanın düşme kararına göre ceza verilmesine yer olmadığını kabul etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Ceza verilmesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Müşteki ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Kendisine duruşma günü bildirilen müşteki vekilinin, kamu davasına usulen müracaat ederek katılma talebinde bulunmadığı ve sanık hakkında şikayetçi olduğunu bildirmediği bu suretle katılan sıfatını almadığı ve temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla; 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-O yer Cumhuriyet savcısının kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde;
Dosya kapsamı itibarıyla diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanığın, kurum zararını bilirkişi incelemesi yapılmadan tamamen giderdiğinin anlaşılması karşısında, 6352 sayılı Yasa'nın 84. maddesi ile değişik TCK'nın 168/3. maddesinin ilk cümlesi uyarınca sanık hakkında dava açılmaması gerektiği halde bu hükme aykırı olarak açılan davada, dava şartı gerçekleşmediğinden CMK'nın 223/8. ve TCK'nın 168/5-ilk cümle gereğince düşme kararı verilmesi gerektiği halde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
b-5237 sayılı TCK'nın 168/5. maddesi ve 6352 sayılı Yasa'nın 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesine eklenen 2. fıkrası uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydı işlemlerinin mahkemesince yerine getirilmesinde zorunluluk bulunmasına rağmen bu konuda karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından'' 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesi ve CMK'nın 223/4-a maddeleri gereğince sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına'' kısmının çıkartılarak yerine sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 168/5. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. gereğince düşmesine, karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'ne gönderilmesi'' cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün kısmen tebliğnameye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.06.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Ceza verilmesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Müşteki ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Kendisine duruşma günü bildirilen müşteki vekilinin, kamu davasına usulen müracaat ederek katılma talebinde bulunmadığı ve sanık hakkında şikayetçi olduğunu bildirmediği bu suretle katılan sıfatını almadığı ve temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla; 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-O yer Cumhuriyet savcısının kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde;
Dosya kapsamı itibarıyla diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanığın, kurum zararını bilirkişi incelemesi yapılmadan tamamen giderdiğinin anlaşılması karşısında, 6352 sayılı Yasa'nın 84. maddesi ile değişik TCK'nın 168/3. maddesinin ilk cümlesi uyarınca sanık hakkında dava açılmaması gerektiği halde bu hükme aykırı olarak açılan davada, dava şartı gerçekleşmediğinden CMK'nın 223/8. ve TCK'nın 168/5-ilk cümle gereğince düşme kararı verilmesi gerektiği halde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
b-5237 sayılı TCK'nın 168/5. maddesi ve 6352 sayılı Yasa'nın 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesine eklenen 2. fıkrası uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydı işlemlerinin mahkemesince yerine getirilmesinde zorunluluk bulunmasına rağmen bu konuda karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından'' 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesi ve CMK'nın 223/4-a maddeleri gereğince sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına'' kısmının çıkartılarak yerine sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 168/5. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. gereğince düşmesine, karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'ne gönderilmesi'' cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün kısmen tebliğnameye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.06.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.