Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/16864 K.2015/11236
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 25.11.2004 tarihli celsede indirilen sanık beyanına ve 765/493/1 TCK maddesine göre hırsızlık suçunu oluşturmakta, 76/61/2 TCK maddesince tam teşebbüs aşamasında olmadığını belirterek, 2015/16864 ve 2015/11236 dosyalarının incelemesi sonucunda, 16.12.2015 tarihinde oybirliği ile sanık tebligatına uygun olarak mahkumiyet kararının onamadığıdır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın 25.11.2004 tarihli celsede alınan beyanında belirttiği adresine çıkarılan uzlaşma şerhli tebligatın sanığın adresten ayrılması ve yeni adresinin tespit edilememesi nedeniyle bila ikmal iade edilmesi karşısında, CMK'nın 254/1 ve 253/6 maddeleri gözetilerek kovuşturmanın uzlaştırma yoluna gidilmeksizin sonuçlandırılabileceğinin belirtilmiş olması karşısında, tebliğnamenin 1 nolu bendine ve mahallinde yapılan keşif ve sunulan bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alınarak eylemin 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde yer alan “şahsi çeviklik suretiyle hırsızlık” suçunu oluşturması nedeni ile tebliğnamenin 3 numaralı bendine iştirak olunmamıştır.
Sanığın evden aldığı iki adet çanta ile kaçmak isterken balkondan atlayarak yaralandığı anlaşıldığına göre, hırsızlık suçunun tam teşebbüs aşamasına ulaştığı gözetilmeden, 765 sayılı TCK'nın 62. maddesi yerine 61. maddesi ile uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 16.12.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın 25.11.2004 tarihli celsede alınan beyanında belirttiği adresine çıkarılan uzlaşma şerhli tebligatın sanığın adresten ayrılması ve yeni adresinin tespit edilememesi nedeniyle bila ikmal iade edilmesi karşısında, CMK'nın 254/1 ve 253/6 maddeleri gözetilerek kovuşturmanın uzlaştırma yoluna gidilmeksizin sonuçlandırılabileceğinin belirtilmiş olması karşısında, tebliğnamenin 1 nolu bendine ve mahallinde yapılan keşif ve sunulan bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alınarak eylemin 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde yer alan “şahsi çeviklik suretiyle hırsızlık” suçunu oluşturması nedeni ile tebliğnamenin 3 numaralı bendine iştirak olunmamıştır.
Sanığın evden aldığı iki adet çanta ile kaçmak isterken balkondan atlayarak yaralandığı anlaşıldığına göre, hırsızlık suçunun tam teşebbüs aşamasına ulaştığı gözetilmeden, 765 sayılı TCK'nın 62. maddesi yerine 61. maddesi ile uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 16.12.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.