‹ Ana sayfa
Yargıtay 17. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 17. Ceza Dairesi E.2015/16631 K.2016/12246

Esas No: 2015/16631 · Karar No: 2016/12246 · Karar Tarihi: 23.11.2016
Özet: (1) Uyuşmazlık, yerel mahkemede hırsızlık suçundan verilen hükmün temyiz edilmesi ve sanığın zorunlu müdafii atanmadan kendisinin savunmasını yapma talebinin dikkate alınıp alınmadığı konusundaki hukuki prosedürlere ilişkin. (2) Mahkeme, sanığın tebliğ edilmediği ve müdafiğinin temyiz istemini kabul etmediği gerekçesiyle, sanığın kendi başvurusu ile temyiz dilekçesinin kabul edilmesini ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesi kararını verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İncelenen dosya kapsamında sanığa mahkemece 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun değişikliğinden önceki CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atandığı, ancak söz konusu hükmün anılan Kanunla değiştirilmesi sonucunda sanığın zorunlu müdafii ile temsil edilmesini gerektiren bir halin kalmadığı, müdafii bulunmaksızın talimat yolu ile görülen 24/07/2007 tarihli celsede sanığın müdafii talep etmediğini ve savunmasını kendisinin yapacağını açıkça belirttiği, ancak buna rağmen daha sonraki celselerin sanık bulunmaksızın müdafii huzuru ile görüldüğü ve yerel mahkemece verilen hükmün sadece müdafii tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.

Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 18.03.2008 günlü 2008/9-7-56 sayılı ve 13.05.2008 günlü 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, 1412 sayılı CMUK’nun 138, 141. maddeleri ve 5271 sayılı CMK’nın 149, 150. maddeleri uyarınca, şüpheli veya sanığın soruşturma ve kovuşturmanın her evresinde müdafii talep edebileceği gibi, şüpheli veya sanık on sekiz yaşını doldurmamış ya da sağır, dilsiz veya kendini savunamayacak durumda malul olursa istemi aranmaksızın zorunlu müdafii atanacağı, kendisine müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, müdafiiye yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, bu durumda müdafii, sanığın lehine gibi görünen bazı işlemler yapmış olsa da; örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesinin verilmesi halinde, temyiz isteminin kabul edilmesi gerektiği, bu kapsamda dosyada gerekçeli kararın sanık ...'a usulüne uygun tebliğ edildiğine ilişkin bir bilgi bulunmaması karşısında,
1-Sanığa kararın, başvurabileği yasa yolunu, türünü, süresini, merciini, sürenin ne zaman başlayacağını ve nerelere ne biçimde müracaat edebileceğine ilişkin açıklamayla birlikte tebliğ edilip, bilgisi dışında atanan müdafiinin temyizini kabul edip etmediği sorularak, süresi içerisinde temyiz isteminde bulunabileceği, bulunmadığı takdirde zorunlu müdafiinin açtığı temyiz davasının inceleneceği konusunda meşruhatlı tebligat çıkarılmasına,
2-Sanık tarafından temyiz dilekçesi verilmesi durumunda, bu konuda ek tebliğname düzenlenerek incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 23.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?