‹ Ana sayfa
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi Aile Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2014/14014 K.2015/6701

Esas No: 2014/14014 · Karar No: 2015/6701 · Karar Tarihi: 26.05.2015
Özet: Uyuşmazlık, çekişmeli 101 ada 47 parselin tapuya kayıt ve tescilinin yapılmasıyla ilgili tarafların iddialarını içerir; mahkeme, yerel bilirkişilerin ve tanıkların çelişkili beyanlarını yeterince araştırmadan karar vererek, satış senedinin uygulanmaması ve zilyetlik koşullarının incelenmemesi nedeniyle hatalı tespitlerde bulundu. Mahkemenin sonucu ise, davacının davasının kabulüyle tapuya kayıt ve tescilin yapılması, diğer tarafların davalarının reddi ve 101 ada 86 parsel hakkında karar verilmemesidir.
MAHKEMESİ: KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "yerel bilirkişi ve tanıkların taşınmazın kullanımı hususundaki beyanları birbiriyle çelişkili olduğu halde beyanlar arasında çelişki giderilmeye çalışılmadan ve davacının dayanağı olan 29.03.1987 tarihli satış senedinin mahallinde uygulanmamış olmasının doğru olmadığı ve tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenmeden karar verilmesinin isabetsiz olduğuna işaret edilerek tarafların iddia ve savunmalarıyla ilgili tüm delilleri sorulup celpedilerek mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler eşliğinde yeniden keşif yapılması, davacının dayandığı satış senedinin uygulanarak kapsamının belirlenmesi, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın önceden kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ve ne zamandan beri kullanıldığı, kullanımın ekonomik amaca uygun olup olmadığı, taşınmaz üzerindeki tasarrufun kesilmesinin terk iradesine dayalı olup olmadığı, taşınmazın önceki keşifte söylendiği gibi ...'e mi yoksa davacının bayii ...'a mı ait olduğunun etraflıca sorulup saptanması, tüm tespit bilirkişilerinde tanık sıfatıyla dinlenilmesi, keşifteki beyanlar arasında çelişki doğması durumunda bu aykırılığında gerekirse yüzleştirme yapmak suretiyle giderilmesi, bilirkişi ve tanık beyanlarının komşu parsel tutanakları ile denetlenmesi, teknik bilirkişilere uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi izlemeye imkan verir kroki düzenlettirilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı ...'in davasının kabulü ile çekişmeli 101 ada 47 parselin ... adına tapuya kayıt ve tesciline; ... ve ...'in davalarının reddine, 101 ada 86 parsel sayılı taşınmaz hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece her ne kadar çekişmeli taşınmazın ...'e babasından kaldığı ve davacı tarafından ekonomik amaca uygun şekilde zilyet edildiği kabul edilerek Davacı ...'in davasının Kabulü ile çekişmeli 101 ada 47 parselin ... adına tapuya kayıt ve tesciline; ... ve ...' in davalarının reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Keşifte dinlenen ve taşınmazın evveliyatını ve zilyetlik durumunu bilen mahalli bilirkişi ve tanıklar ise 2001 yılından itibaren taşınmazın davacı ...; öncesinde ise babası tarafından kullanıldığını beyan etmişler; ancak taşınmazın tespit tarihi olan 2003 yılına kadar 3402 sayılı Kanun' un 14. maddesinde belirtilen zilyetlikten kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı, 20 yıllık sürenin dolup dolmadığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi yeterince araştırılmamıştır. Ayrıca davacı ...'ın dayandığı 29.3.1987 tarihli satış senedi yöntemince uygulanmadığı gibi dava konusu taşınmazın davacı ...’ın bayii olan ... ile bir ilgisi bulunup bulunmadığı hususlarında da beyan alınmamıştır. Mahalli bilirkişilerden ... ise taşınmazın 2001 yılı öncesinde mera olduğunu beyan etmiş, ancak bu hususta mahkemece bir araştırma yapılmamış ve beyanlar arasındaki çelişki de giderilmemiştir. Ayrıca Dairemizce bozulan 2003/70 Esas, 2005/67 Karar ve 27.6.2005 tarihli önceki karar ile davacı ...'in davasının reddine karar verildiği, kararın vekiline tebliğ edildiği halde vekilince temyiz edilmediği ve bu davacı tarafından temyiz edilmeyerek hakkında kesin hüküm oluştuğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, anılan bozma ilamının gereklerinin açıklanan sebeplerle yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davalı ... temsilcisi ve davacı ...'nun temyiz itirazları yerinde görülmekle, hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine,
26.05.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?