Yargıtay 16. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/3159 K.2013/3046
Özet: Kısa kararında davayı reddeden Sulh Hukuk Mahkemesi, gerekçeli kararında ise davayı kabul eden kurum, 6100 sayılı HMK 298. maddeye ve Esas Karar 1991/7-4’e göre çelişkili kararları nedeniyle, Yargıtay 2013/3159 E. kararıyla davayı bozdu, haberleşme harcını geri vadetti.
MAHKEMESİ: SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda 178 ada 63 parsel sayılı 81.89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bahçe niteliğiyle davacı ve davalı adına 1/2 paylı olarak tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka ve paylaşmaya dayanarak davalı adına tespit ve tescil edilen 1/2 paya yönelik dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda kısa kararda davanın reddine, gerekçeli kararda ise davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin 07.06.2012 tarihli kısa kararında "dava reddine" karar verildiği halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında "davanın kabulüne" karar verilerek kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki yaratılmıştır. 6100 sayılı HMK'nun 298. maddesi uyarınca, gerekçeli karar, tetkik edilen kısa karara aykırı olamaz. Kararlar arasındaki aykırılık mahkemelere olan güveni sarsıcı nitelikte olup, 10.04.1992 günlü 1991/7-4 Esas, Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca da bozma nedeni oluşturduğundan temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın talep halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda 178 ada 63 parsel sayılı 81.89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bahçe niteliğiyle davacı ve davalı adına 1/2 paylı olarak tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka ve paylaşmaya dayanarak davalı adına tespit ve tescil edilen 1/2 paya yönelik dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda kısa kararda davanın reddine, gerekçeli kararda ise davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin 07.06.2012 tarihli kısa kararında "dava reddine" karar verildiği halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında "davanın kabulüne" karar verilerek kısa kararla gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki yaratılmıştır. 6100 sayılı HMK'nun 298. maddesi uyarınca, gerekçeli karar, tetkik edilen kısa karara aykırı olamaz. Kararlar arasındaki aykırılık mahkemelere olan güveni sarsıcı nitelikte olup, 10.04.1992 günlü 1991/7-4 Esas, Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca da bozma nedeni oluşturduğundan temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın talep halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.