Yargıtay 16. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2012/2626 K.2012/3529
Özet: Uyuşmazlık, kadastro tespitinden doğan taşınmazların mülkiyet hakları ve tapu kayıtlarının doğruluğu üzerine davacı tarafından açılan temyizdir; mahkeme, taşınmazların fındık bahçesi niteliğiyle hibe ve kazandırıcı zamanaşımına dayanarak davalı adına tespit edilmesini kabul etmiş ancak eksik inceleme nedeniyle kararını bozmuştur. Mahkemenin sonucu, 16.04.2012 tarihinde oybirliğiyle temyiz kararı bozulmuş ve yeniden inceleme yapılması yönünde hükmedilmiştir.
MAHKEMESİ: KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 138 ada 6, 138 ada 12, 138 ada 14, 149 ada 67, 149 ada 73 ve 149 ada 79 parsel sayılı sırasıyla 2543,94, 0351,99, 1336,18, 2231,03, 1120,06 ve 1963,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar fındık bahçesi niteliği ile hibe ve kazandırıcı zamanaşımına dayanılarak davalı adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde tapu kaydına ve miras yolu ile gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın ... ...'dan ..., ... ve ...'e kaldığı, aralarında taksim edildiği, davacıya ...'tan intikal eden yerlerin adına tespit gördüğü kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacının dayandığı Temmuz 1968 tarih ve 27 sıra numaralı tapu kaydında annesi ... mirasçısı ...'tan intikal ile 4/24 payı'nın, davalı ...'un ise aynı tapu kaydının tedavül kaydı olan Nisan 1990 tarih ve 12 sıra numaralı tapu kaydında ... mirasçısı ... ...'dan intikalen 7/96 payı'nın bulunduğu ve tapuda başka paydaşların da malik bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan tapu kaydı uygulaması soyut nitelikte beyanlara dayalı olup, yeterli olmadığı gibi, ayrıca, taşınmazın tapu malikleri arasında usulüne uygun şekilde taksim edilip edilmediği, edilmişse davacı tarafa hangi taşınmazların verildiği de tam olarak anlaşılamamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için davacının dayandığı tapu kaydının kadastro tespiti sırasında revizyon görüp görmediği araştırılarak varsa, revizyon gördüğü taşınmazlara ait kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri, tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile dayanağını oluşturan kayıtlar getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra taşınmazlar başında elverdiğince yaşlı ve taşınmazları iyi bilen yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılarak; davacının dayandığı tapu kaydı sınırları tek tek okunarak zemine uygulanmalı ve tapu kaydın kapsamı duraksamaya meydan bırakamayacak şekilde kesin olarak belirlenmeli, fen bilirkişisinden tapu uygulamasını gösterir krokili rapor alınmalı, uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından da yararlanılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, tapu kapsamında ise tapu malikleri arasında usulüne uygun taksim yapılıp yapılmadığı, taşınmazların kime düştüğü, kimin ne zamandan beri zilyet olduğu, davacı tarafa taksimde hangi taşınmazların düştüğü ayrıntılı olarak sorulup saptanmalı, taksimde davacı tarafa verilen yerler varsa tespit edilerek kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları getirtilerek nazara alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan doğrultuda araştırma, inceleme ve uygulama yapılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
DAVA TÜRÜ: KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 138 ada 6, 138 ada 12, 138 ada 14, 149 ada 67, 149 ada 73 ve 149 ada 79 parsel sayılı sırasıyla 2543,94, 0351,99, 1336,18, 2231,03, 1120,06 ve 1963,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar fındık bahçesi niteliği ile hibe ve kazandırıcı zamanaşımına dayanılarak davalı adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde tapu kaydına ve miras yolu ile gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın ... ...'dan ..., ... ve ...'e kaldığı, aralarında taksim edildiği, davacıya ...'tan intikal eden yerlerin adına tespit gördüğü kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacının dayandığı Temmuz 1968 tarih ve 27 sıra numaralı tapu kaydında annesi ... mirasçısı ...'tan intikal ile 4/24 payı'nın, davalı ...'un ise aynı tapu kaydının tedavül kaydı olan Nisan 1990 tarih ve 12 sıra numaralı tapu kaydında ... mirasçısı ... ...'dan intikalen 7/96 payı'nın bulunduğu ve tapuda başka paydaşların da malik bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan tapu kaydı uygulaması soyut nitelikte beyanlara dayalı olup, yeterli olmadığı gibi, ayrıca, taşınmazın tapu malikleri arasında usulüne uygun şekilde taksim edilip edilmediği, edilmişse davacı tarafa hangi taşınmazların verildiği de tam olarak anlaşılamamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için davacının dayandığı tapu kaydının kadastro tespiti sırasında revizyon görüp görmediği araştırılarak varsa, revizyon gördüğü taşınmazlara ait kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri, tüm komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile dayanağını oluşturan kayıtlar getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra taşınmazlar başında elverdiğince yaşlı ve taşınmazları iyi bilen yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılarak; davacının dayandığı tapu kaydı sınırları tek tek okunarak zemine uygulanmalı ve tapu kaydın kapsamı duraksamaya meydan bırakamayacak şekilde kesin olarak belirlenmeli, fen bilirkişisinden tapu uygulamasını gösterir krokili rapor alınmalı, uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından da yararlanılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, tapu kapsamında ise tapu malikleri arasında usulüne uygun taksim yapılıp yapılmadığı, taşınmazların kime düştüğü, kimin ne zamandan beri zilyet olduğu, davacı tarafa taksimde hangi taşınmazların düştüğü ayrıntılı olarak sorulup saptanmalı, taksimde davacı tarafa verilen yerler varsa tespit edilerek kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları getirtilerek nazara alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan doğrultuda araştırma, inceleme ve uygulama yapılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.