Yargıtay 16. Hukuk Dairesi Ceza Hukuku İcra ve İflas Hukuku Ticaret Hukuku
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/7807 K.2012/512
Özet: Uyuşmazlık, sermaye şirketlerinde idare ve temsil yetkisine sahip kişilerin şirketin iflasını istememesi suçundan sanıkların beraatine ilişkin temyiz başvurularının incelenmesiyle ilgilidir. Mahkeme, ilk sanığın itirazlarını reddederek hükmün onaylanmasını, ikinci sanığın ise itirazlarını kabul ederek hükmü bozup yeni karar vermesini kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: ... 5. İCRA MAHKEMESİ
Sermaye şirketlerinde idare ve temsil ile görevlendirilmiş kimselerin şirketin iflasını istememesi suçundan sanıklar ... ve ...'nın beraatlerine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C. Başsavcılığının onama istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- Sanık ... yönünden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına, ... Ticaret Sicil Memurluğunun 10.12.2009 tarih ve 50031 sayılı yazısından adı geçen sanığın borçlu şirketin yetkili temsilcisinin olmadığının anlaşılmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık ... yönünden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
Sanığa isnat edilen suçun oluşup oluşmadığının anlaşılabilmesi için öncelikle, İİK’nun 179 ve TTK’nun 324. maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenmesini müteakip şirketin iflasının istenmesi koşullarının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır. 25.06.2009 tarihinde şirket adresinde yapılan haciz işlemi sırasında haczi kabil mal bulunmadığı anlaşılmasına rağmen, şirketin aktif ve pasif durumunu tam olarak belirlemekten uzak, dönem varlıklarının ve borçların neler olduğunu açıkça belirtmeyen, denetime elverişli olmayan, takibin kesinleştiği tarih itibariyle defter ve banka hesapları ayrık tutularak sadece 2008 yılı yevmiye defteri kayıtları esas alınarak düzenlenen bilirkişi raporu dayanak yapılarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi,
İsabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sermaye şirketlerinde idare ve temsil ile görevlendirilmiş kimselerin şirketin iflasını istememesi suçundan sanıklar ... ve ...'nın beraatlerine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C. Başsavcılığının onama istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- Sanık ... yönünden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına, ... Ticaret Sicil Memurluğunun 10.12.2009 tarih ve 50031 sayılı yazısından adı geçen sanığın borçlu şirketin yetkili temsilcisinin olmadığının anlaşılmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık ... yönünden yapılan temyiz incelemesi sonunda;
Sanığa isnat edilen suçun oluşup oluşmadığının anlaşılabilmesi için öncelikle, İİK’nun 179 ve TTK’nun 324. maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenmesini müteakip şirketin iflasının istenmesi koşullarının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır. 25.06.2009 tarihinde şirket adresinde yapılan haciz işlemi sırasında haczi kabil mal bulunmadığı anlaşılmasına rağmen, şirketin aktif ve pasif durumunu tam olarak belirlemekten uzak, dönem varlıklarının ve borçların neler olduğunu açıkça belirtmeyen, denetime elverişli olmayan, takibin kesinleştiği tarih itibariyle defter ve banka hesapları ayrık tutularak sadece 2008 yılı yevmiye defteri kayıtları esas alınarak düzenlenen bilirkişi raporu dayanak yapılarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi,
İsabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.