‹ Ana sayfa
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku Miras Hukuku

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/4839 K.2012/1396

Esas No: 2011/4839 · Karar No: 2012/1396 · Karar Tarihi: 15.02.2012
Özet: (1) Taraflar, kadastro tespitinden doğan taşınmazın irsen intikaline dayalı olarak 213 ada 1 parselin paylaşımının yapılmadığını iddia ederek dava açmışlardır. (2) Mahkeme, taşınmazın ortak miras bırakanı …’dan kaldığını ve mirasın paylaşıldığını kabul etmemiş, usulüne uygun taksim araştırması yapmadan yazılı hüküm kurmuş; temyiz itirazları kabul edilerek karar bozulmuş ve yeniden inceleme yapılmasına karar verilmiştir.
MAHKEMESİ: KADASTRO MAHKEMESİ

DAVACILAR: ..., ...

MÜDAHİL

DAVACI: HÜSEYİN ERKAN

DAVA TÜRÜ: KADASTRO
KANUN YOLU: TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 213 ada 1 parsel sayılı 930,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ..., taksimin olmadığını iddia ederek, irsen intikale dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında müdahil davacı ... irsen intikale dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ve müdahil davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece dava konusu taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ...'dan kaldığı, mirasının paylaşıldığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma yetersizdir. Dava konusu taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ...’dan kaldığı taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. İhtilaf, ... mirasının yöntemine uygun şekilde paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmış ise dava konusu taşınmazın hangi mirasçının payına düştüğü, diğer mirasçılara paylaşmada ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise hangi taşınmazların verildiği noktasında toplanmaktadır. Kural olarak, mirasın paylaşılmamış olması ve tüm mirasçıların miras üzerinde hak sahibi olmaları asıldır. Bu nedenle mirasın paylaşıldığını iddia eden taraf bu paylaşımın varlığını usulüne uygun şekilde yapıldığını ispatla mükelleftir. Somut olayda, paylaşmaya dayanan davalı tarafın tanıklarının dahi miras paylaşımı konusunda görgüye dayalı somut bilgilerinin bulunmadığı, duyuma dayalı soyut beyanlarının paylaşmanın yapıldığını kabule yeterli olmadığı açıktır. Tarafların ortak murisi ...’in 1970 yılında öldüğü dikkate alındığında, bir insan ömrüne ulaşacak şekilde zilyetlikten söz edilebilmesi, dolayısıyla kullanım karinesinin somut olaya uygulanması da mümkün değildir. Hal böyle olunca; Usulüne uygun taksim araştırması yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken belirtilen şekilde araştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacılar ve katılanın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden temyiz itirazları kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?